Ana Sayfa Blog Sayfa 9

Tarihi Belgelerin Makro Fotoğrafının Çekilmesi

Tarihi belgelerin makro fotoğrafının çekilmesi konusunda bu defa sizlerle bir tecrübeyi paylaşmak istiyorum. Bu konuda tecrübesi olmayanlar için faydası olabilecek detayları sizlere aktarmak faydalı olacaktır.

Fotoğrafı çekilecek evrağın büyüklüğüne bağlı olarak mesafeyi ayarlayabilirsiniz. Benim çekimini yaptığım evrak 10cmx25cm ebatlarındaydı.

Tarihi-Belgelerin-Makro-Fotografinin-Cekilmesi-02
Tarihi-Belgelerin-Makro-Fotografinin-Cekilmesi-02

Evrak boyutuna göre makro özellikli bir lense ihtiyacınız olabilir, ben 16-35mm f2.8 Nikkor lens kullandım. Yaklaşık obje ile lens mesafesi 35cm idi.

Çekim Ayarları

Tarihi belgelerin makro fotoğrafının çekilmesi sırasında en önemlisi objenin net olması. Bu sebeple f4,5 üstündeki ayarlar kabul edilebilir. Obje ile lens düzlemsel olarak birbirine paralel olması gerekli. Bu düzlem paralelliği zaten alan derinliği riskimizi ortadan kaldırıyor. Ben çekimde f9, iso250, beyaz ayarı olarak başta ortam ışığını kullandım ve buna göre beyaz ayarını sarı ışığa göre aldım. Sonrasında obje üzerindeki gölgeler sebebi ile tepe flaşı kullanınca beyaz ayarını flaşa göre ayarladım. Fotoğraf modu RAW/NEF tercih ettim. Tarihi belgelerin makro fotoğrafının çekilmesi sonrasında düzenleme sırasında veri kaybı oluşmaması için.

Tarihi-Belgelerin-Makro-Fotografinin-Cekilmesi-01
Makine Ayarları f9

Işık Kullanımı

ışığını kullanarak tripod üzerinde çekimle 45-50sn enstantene hızı f8 iso250 yeterli gelmekteydi ancak ışığın tepeden olması sebebi ile obje üzerinde yakın planda gölgelerin önüne geçemedim. Tarihi belgelerin makro fotoğrafının çekilmesi sırasında yansıtıcı kullanmayı tercih etmedim, obje üzerinde farklı ışık desenleri oluşmaması için. Bu sebeple Nikon tepe flaşı ile çekimi yaptım. Flaşı ortama yansıtarak, endirek ışık kullandım. TTL modunda oldukça başarılı ışık oluştu.

Tarihi-Belgelerin-Makro-Fotografinin-Cekilmesi-04
Tepe flaşının ayarı TTL

 Tepe Flaşı Kullanımı

Tepe flaşının yönünü tavana doğru çevirmelisiniz. Ben soft box’ını çıkarmayı tercih ediyorum. Çünkü ışıkta sertlik oluşturuyor. Çıplak flaş ışığı mekanda softbox olmaksızın daha güzel dağılıyor.

Tarihi-Belgelerin-Makro-Fotografinin-Cekilmesi-03
Makinenin arka ekranını kullarak ayarları yukarıdan da görebilirsiniz.

Çektiğiniz fotoğrafın histogramına bakarak ışık dengesi hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. TTL flaş modunda çekilen fotoğraf enstantenesi 1/60 f9 iso250 exposure+1 olarak kaliteli fotoğraf elde edebilirsiniz.

Tarihi-Belgelerin-Makro-Fotografinin-Cekilmesi-06
Ekranınıza bakarak fotoğrafı yenilemeniz gerekip gerekmediğini anlayabilirsiniz.

Aşağıdaki fotoğrafta daha yakın plandan görebilirsiniz.

Tarihi-Belgelerin-Makro-Fotografinin-Cekilmesi-02
RAW çekmeyi unutmayın, işinizi kolaylaştıracaktır.

Çekim sırasında makine ile obje arasındaki mesafe ve tripod düzeni şu şekildeydi.

Tarihi-Belgelerin-Makro-Fotografinin-Cekilmesi-09

 

Ham Fotoğrafın İşlenmesi

Fotoğrafı NEF formatında çektiğim için, camera raw ile açtım. Açtığım fotoğrafta beyaz ayarı, kontrast ayarı ve lens distorsiyon düzeltmesi yaptım. Bunun dışında başka bir ayar yapmadan photoshop ile açtım. Tarihi belgelerin makro fotoğrafının çekilmesi sonrasında photoshopta belli düzenlemeler yapmanız gerekebilir. Benim çekiminden sonra PS’de beyaz alanların düzenlemesi, köşede kalan döşeme, fotoğraftaki birkaç siyah nokta düzenlemesi dışında fotoğraftaki açısal birkaç hatayı düzelterek en üst çözünürlükte jpg olarak kaydettim.

Nef-Dosyasinin-Photoshopta-Acilmasi

 

Sonuç Fotoğraf

Sonuç fotoğrafımızın etrafı, beyaz ayarına uygun olarak düzenlenirken, evrağın özellikleri de en doğru şekilde korundu. İşte sonuç. Sizde önemli evrakları, resimler, hatta fotoğrafları bu şekilde kayıt altına alabilirsiniz.

Tarihi-Belgelerin-Makro-Fotografinin-Cekilmesi-sonuc
Ve işte çektiğimiz fotoğrafın son hali

 

Aşağıda FlickR PhardonMedia hesabındaki bu fotoğrafların büyük ebatlarını görebilirsiniz:
[AFG_gallery id=’23’]

Stok Fotoğraf

Merak edilen konularda birisine değineyim istedim. Stok fotoğraf nedir? Fotoğraf çekenlerin merak ettiği ve para kazanabileceği alanlardan birisidir stok fotoğraf. Fotoğraf kullananların yani grafiker tasarımcı reklam verenlerin de para harcadığı bir alandır stok fotoğraf.

Fotoğraftan Para Kazanmak İsteyenler İçin Stok Fotoğraf

Fotoğrafta belli bir aşamaya geldiniz ve ben bu işten para da kazanmak istiyorum dediniz. Amatörsünüz! Profesyoneller zaten bu işi bilir yapar. Amatör olarak stok fotoğraftan para kazanmak için:

Stok Fotoğraftan Para Kazanmak
Stok Fotoğraftan Para Kazanmak

1. Kaliteli ışıklı
2. Yüksek çözünürlüklü, güncel pikseller ne ise o piksellerde.
3. Mümkünse fotoşopsuz
4. Çekim hatası olmayan
5. Bir konusu olan
6. Reklam grafik vb açılardan kullanılabilir olan

Fotoğraflar çekiyorsanız veya çekebilecekseniz bu işi kendinize yan bir iş edinebilirsiniz.

Stok Fotoğraftan Ne Kadar Kazanılır

Bu elbette sizin yeteneğinize ve fotoğraf stoğunuza bağlı. Şunu söylemekte fayda var, stok fotoğraf siteleri ağzına kadar fotoğrafla dolu. Elbette yeni fotoğraflara ihtiyaç var. Burada ihtiyaç daha çok yerel konulardan kazanılabilir. Mesela sekreter fotoğrafı arayan ‘Konya’daki bir firma’ için zenci sekreter olmayacağı için sizin yerel yüzlerle bu çekimi yapıyor olmanız sizi Türkiye ve benzer coğrafyalar için avantajlı kılar.

Gelelim ne kadar kazanılıra. Genelde bir fotoğraf için 0.60$’dan başlar 5-6$’a kadar çıkar fotoğraf ücreti. Sizin alacağınız bedel olarak. Sizin stok fotoğraf sitesindeki konumunuz, fotoğrafın boyutu vb özellikler de bu fiyatı etkilemektedir. Bir de toplu kullanım için alınan fotoğraflar vardır ki bunlarda bedeller 20-50$ arasında oynamaktadır.

Stok Fotoğraftan Aylık Ne Kazanılır

100-200 arası fotoğrafınız varsa çok çok tercih edilen bir portfolyonuz yoksa aylık 10-20$ arası para kazanırsınız. Toplamda 4-5 stok fotoğraf sitesinde fotoğrafınızın olduğunu düşünürsek. Ama fotoğraflarınız çok tercih edilen konularda ve güncelse bu para çok çok artar ki bunu inanın tahmin etmek zor.

Stok Fotoğrafçılık
Stok Fotoğrafçılık

Stok fotoğraf satmanın çıkış ve iniş grafiği var. Uzun zaman satış için beklerseniz satmaya başladıkça yukarılara çıkarsınız ve satışınız iyice artar sonra teknoloji ilerler trendler değişir ve fotoğrafınızın satış grafiği düşer. Hemen yeni makineniz ile yeni trendlere uygun fotoğrafı yapıştıracaksınız. Çekip hemen sisteme koyacaksınız. Sizi takip edenlere satmaya devam. Yani bir yerde yatışa yer yok. Devamlı portfolyonuzda satış yapan fotoğrafları güncellemeniz lazım.

Stok Fotoğrafta Nelerin Fotoğrafını Çekmek Gerekir

Bunun en iyi cevabı kategorilere göre stok fotoğrafı siteleri incelemek ve en çok satanlara bakmak. Bu konular uluslararası olarak ihtiyaca göre belirlenmiş konular. Üç aşağı beş yukarı tüm stok fotoğraf sitelerinde de aynıdır. Burada en çok satanlar, öne çıkanlar, en yeniler vs gibi sıralayarak hangi fotoğraflar çekilmiş inceleyebilirsiniz. Aynısını çekmenin bir faydası yok. Zaten adam çekmiş. Onun ülkene uyan bölgene uyan modelini çekebilirsin. Ya da buradan hareketle ihtiyacı görebilirsin.

Stok Fotoğrafta En Çok Hangi Fotoğraflar Satar

Grafik tasarımcının reklamcının kullanabileceği fotoğraf çok satar. Yanına yazı yazabileceği, rahatça kroplayabileceği, resim üzerinde çok fazla çalışması gerekmeyecek, birden fazla konuda kullanabileceği, ışığı doğru, kalitesi yüksek fotoğraf çok satar. Konuya hiç değinmek istemiyorum. Konuları hep reklamcı tasarımcı gözüyle düşünmek lazım. Bir konu düşünüyorsanız girin google da görsellerde arayın. En çok olan konuda en fazla ihtiyaç olmuştur. Seçim sizin, ya en çoğa ya da en aza. Fırsat yakalayabilirsiniz.

Sadece Stok Fotoğraf Çekerek Yaşayabilir Miyim

Var öyle insanlar. Ama iki tip stok fotoğrafı var;
1. Tasarıma dayalı yaratıcı olanlar – grafik merkezli
2. Görsele dayalı yaratıcı olanlar – fotoğraf merkezli

Stok Fotoğraf Satmak
Stok Fotoğraf Satmak

Bu iki alanda öne çıkan fotoğraflar çekebiliyorsanız, bu çok kolay değildir. Prodüksiyonu zordur maliyettir ve zamandır.Ayda 3-4000$ kazanan insanlar var. Daha üstünde kazananlar var ama şimdi başta uçmamak lazım. Ancak benim gördüğüm izlediğim bu paraları kazanmak için zaten sizin:
1. Halihazırda fotoğrafçı olmanız lazım
2. Halihazırda grafik tasarımcısı olmanız lazım

Halihazırda Fotoğrafçıların Stok Fotoğraftan Para Kazanması

Eğer zaten fotoğraftan para kazanıyorsanız, çekim yaptığınız birgünde çekim yapılan konunun stok fotoğraf sitesinde de satacağını düşünüyorsanız çekimi yaptıran kişi ile pazarlığınızı şöyle yapabilirsiniz,
1. Size özel çekim yapabilirim 3000 TL
2. Çektiğim fotoğrafları stok fotoğraf hesabımda satarsam çekim bedelim 1000 TL
Eğer kabul ederlerse, fotoğrafları işledikten sonra stok fotoğraf hesabınızda satışa koyabilirsiniz. Bu karşılıklı kazanç sistemi ile hem çekimi yaptıran uygun fiyata hizmet almış olur siz de portfolyonuza yeni konulu fotoğraflar eklersiniz. Uygun fiyata anlaştığınız işveren, size çekim sırasında ekstra fotoğraflar çekmeniz izin de verecektir. Yani o ortamda o konuya uygun ekstra fotoğraflar çekebilirsiniz.

Halihazırda Grafik Tasarımcıların Stok Fotoğraftan Para Kazanması

Zaten gün içerisinde birçok ilistürasyon ve grafik tasarım üretiyorsanız bunların ham birçok hali yine tasarımcıların reklamcıların web dizaynırların ihtiyacı olacağı görselleri üretiyorsanız elinizde sürekli bir arşiv olacaktır buradan işe yaracağını düşündüğünüz ve müşteri mülkiyetine girmeyen görseleri satışa koyabilirsiniz.

Hangi Stok Fotoğraf Sitelerini Kullanabilirim

Birçoooook stok fotoğraf sitesi var. Bunlar açılır kapanır birleşir. Ben hepsini denedim diyebilirim. Ayakta duran satış yapan siteler iyidir. Çok fazla site sizi mahfeder. Gerek yok bence. Benim önereceğim siteler 2015’te en çok para kazandığım siteler sıralamam şöyle

1. ShutterStock

ShutterStock’a üye ol ve fotoğraf satmaya başla!

2. IstockPhoto
3. Fotolia AdobeStock oldu artık.

Fotolia

http://eu.fotolia.com/partner/200464293
4. DepositPhotos
Depositphotos

5. Alamy
6. Dreamstime
Royalty Free Stock Images

Benim fotoğraflarıma bağlı olarak bu liste oluşmuştur. Ama şu siteleri de inceleyebilirsiniz.
7. 123rf

Stock Photos from 123RF

8. CanStockPhoto

9. Veer Bu IStock oldu artık.

Bu yazıda çok yüzeysel olarak konuya giriş yaptım. Bu konu hakkında hiç bilgisi olmayan fotoğrafçıları ve grafik tasarımcıları bilgilendirmek amaçlıydı. Birkaç başlık altında daha bu konuya değineceğim.

Beğendiyseniz yazıyı sağda solda paylaşabilirsiniz. Yani paylaş yaparak tabi 🙂

Lütfen soru ve yorumlarınızı aşağıya yazın.

Güncelleme: 22 Şubat 2017

En İyi Seyahat Fotoğrafı Nasıl Çekilir?

Seyahat fotoğrafı nasıl çekilir ya da nasıl çekilmeli diye hep düşünür ve birçok insanın binlerce dolar vererek aldıkları güzelim makinalarla -ya da hiç farketmez şuan tüm fotoğraf makineleri çok güzel- çektikleri plansız seyahat fotoğraflarını görünce karar verdim. Yazıcam. En azından seyahat fotoğrafı çekmek için bir başlangıç olsun.

Bu verilmesi zor kararı verdiniz ve seyahat edeceğiniz yeri belirlediniz. Eh profesyonel değilim adayım ama amatörde bir fotoğrafçı sayılırım diyorsunuz? Demiyor musunuz? hiç önemli değil çünkü bu bir profesyonelin fotoğraf çekim kitabı değil zaten. Nerde kalmıştık, gideceğiniz yeri seçtiniz ve artık sizin de geldiğiniz zaman göstereceğiniz akıllı uslu fotoğraflarınız olsun istiyorsunuz.

O halde demek ki aynı fikirdeyiz, akıllı uslu fotoğraf çekeceğiz yani geldiğimiz zaman dünyanın en ünlü heykeli önünde çekilmiş eli torbalı fotoğraftan daha iyisini çekeceğiz. Siz yine gönlünüze göre Louvre Müzesi önünde 150 tane turistin fonda olduğu fotoğrafı çektirin ona kim karışır.

En İyi Seyahat Fotoğrafını Sen Çek

Haydi seyahat fotoğrafı çekmek için planımızı yapalım.

1. Gidilecek yeri internetten araştır.

Benim en çok yaptığım şey, gitmeden önce araştırma yapmaktır. Gideceğim yeri VikiPedi’den okurum. Görülmesi gereken yerleri oradan yakalarım. Sonra o şehrin belediyesinin sitesine ve turizm sitesine bakarım. Listeyi sağlamlaştırırım. Sonra döner TripAdvisor’dan o mekanları kontrol eder insanlar neler söylemiş okurum. Ama insanların ne dediğinin yanısıra mutlaka onların siteye ekledikleri fotoğraflara da bakarım. Neden, çünkü reklam kokabilen hareketler olabilir.

2. Gideceğin yerlerin fotoğraflarına bak.

Madem listeyi hazırladık, gezeceğimiz yerler hazır. O halde hepsini internetten araştır. 500px ve Pinterest gibi sitelere girerek bak, bakalım insanlar nasıl çekmişler. Hangi açıları kullanmışlar. Sen başka açılar bulabilir misin? Google’ın Panoramio’sundan da bakabilirsin çekilen fotoğraflar. Ve en son Google’da görsellerde mekan listendenki yerlerin öne çıkan görsellerine bak, bunlar muhtemel en çok beğenilmiş yaygın fotoğraflardır.

3. Doğru saatte orda ol.

Mekan listen var, fotoğraflar kafanda artık sen fotoğrafını yaratabilirsin. Farklı açıları dene, farklı ışığı kullan. Denenmemiş kalmamıştır elbette ama sen de en doğru saatte orda olarak hayal ettiğin fotoğrafı çekebilirsin. Kalabalık olmayan saatler sabah saatleridir ama 6-7. Bu saatlerde ışık güçlü olmayacaktır. Tabi bunu Akdeniz ülkelerine göre söylüyorum. Sen bunu güneşin yeni doğduğu yatayda olduğu saatler olarak düşün. Akşam saatlerinde güneşin batımında kalabalık olacaktır genellikle bu sebeple maalesef erken kalkıcaksın.

4. Üçayağını unutma.

Mutlaka iyi bir üçayağa (tripod) ihtiyacın var. Keskin fotoğraflar istiyorsan, doğru pozlama yapmak istiyorsan mecbursun. Taşıyacaksın ama iyi fotoğraf çekiceksin.

5. RAW çekmeyi dene.

Sonra üzülmemek için RAW yani ham formatta çekmeyi dene. Bu seni kurtaracaktır. Sonra ağlamanı istemeyiz. Gerekli düzenlemeleri orada da yapabilirsin. Çok abartmadan tabi.

Evet şimdilik bu kadar. Bu iş burda bitmez. Yine geri gelicem ve bildiklerimi yazıcam. Diğer yazıları takip etmeyi unutma. Ha! Bu arada, lütfen siz de görüşleriniz aşağıda herkesle paylaşmayı unutmayın.

Seyahat fotoğrafı çekmek sanat olmaz mı bu da bir sanattır, sanata saygı 🙂

En iyi fotoğraf blogları ve fotoğrafçı siteleri

Bu başlık altındaki sayfalar, blog ve pek yazı içermeyen ancak portfolyolarını sergileyen fotoğrafçılardan oluşuyor. Sizin de tavsiye etmek istediğiniz özenli fotoğrafçılar ve sayfaları varsa lütfen yorum kısmına yazarak bana gönderin veya iletişim bölümünden gönderin. İsterseniz mail de gönderebilirsiniz tabi info[at]phardon.com

Uzun yıllar önce yayınladığım bu sayfanın bu kadar ilgi duyulacağını inanın düşünmemiştim. Üzülerek söylemem lazım ki, bu çok pis bir sorumluluk yüklüyormuş. Bu yüzden bu sayfayı yılda bir defa güncelliyorum, linkleri kontrol ediyorum ve sırf sevdiniz diye yeni önerilerle zenginleştiriyorum. Ama ne güze oldu be 🙂 keyifli okumalar.

  1. Konstantin Lelyak, Moskova’da yerleşik çok değişik konuları kendisine tema edinmiş bir fotoğrafçı. Motorsiklet, hız arabaları ve bayanlar.
  2. Benedikt Haack, Fotoğrafçı. Fotoğraflarını sayfasından görebilirsiniz. Kendisinin bloğu da var. Onu da takip edebilirsiniz. Maalesef artık bu içeriğe sahip değil.
  3. Muammer Yanmaz, hocamız herşeyimiz. Anı yakalama konusunda en başarılı fotoğrafçılar arasında görüyorum. Buradan fotoğraflarından bazılarını görebilirsiniz.
  4. Erdal Kınacı, bir kompetan. Müthiş. Ayhan Sicimoğlu deyimiyle ‘hastasıyız’.
  5. Zoran Djekic, Fotoğrafçı. Güzel portfolyaları sitesinde yer alıyor.
  6. Zack Arias, hem bloğa hem de portfolyo sitesine sahip. Çok başarılı bir fotoğrafçı. Mutlaka takip edin.
  7. Jan Scholz, tarafından sözsüz ama bol fotoğraflı bir portfolyo sitesi. Bazı fotoğraflar çok ilgi çekici olmasa da bazı fotoğrafları oldukça güzel.
  8. Håkan Strand, bol siyah beyazlı doğa fotoğrafları. Hepsi tablo gibi. 2017 Şubat’ı itibariyle listeme dahil ediyorum.
  9. Akif Hakan Çelebi, tarzı farklı, +18 ve renkleri de güzeldir. Çok eleştiri alır, devam eder yoluna 🙂
  10. Koray Birand, 2008-2009’daki gözdem 🙂 çok severim tarzını. Son zamanlarda YouTube kanalıyla sektör dışından olanlarla de bildiklerini paylaşan samimi adam.

En İyi Fotoğraf Blogları

Fotoğraf bloglarının bazıları, sadece fotoğraflarını sergileyebilirken bazıları da fotoğraflarını yazıları ile süslüyor. Aşağıdaki sitelerin bazıları profesyonel olarak yönetiliyor bazıları da amatör azimle yönetiliyor. Bu sebeple denk olarak değerlendirmemek gerekli. Sizin de tavsiye etmek istediğiniz özenli fotoğrafçılar ve sayfaları varsa lütfen yorum kısmına yazarak bana gönderin veya iletişim bölümünden gönderin. İsterseniz mail de gönderebilirsiniz tabi info[at]phardon.com

  1. POP, Photographer on Photography tarafından hazırlanıyor bu site. Çok iyi röportajlar var. Sadece fotoğraf değil ama çoğunlukla fotoğraf baskın sitede. İzlemenizde fayda var. Artık aktif değil.
  2. Tristan Campbella ait bir fotoğraf bloğu. Yazı yok denecek kadar az, özellikle fotoğraflarda. Enteresan yazılar da yok değil tabi. Fotoğraflarını orta format makineler ile çekiyor ki müthiş fotoğraflar. Tavsiye olunur!
  3. Benedikt Haack‘a ait bir fotoğraf bloğu. Oldukça güzel fotoğraflar çekiyor. Sitenin menüsü İngilizce ama yazılar Almanca. Kendisinin ayrıca fotoğraf portfolyolarını ve hizmetlerini sunduğu sitesi de var. Blog kısmı artık aktif değil.
  4. ney Cüceloğluna ait güzel bir fotoğraf bloğu. Son zamanlarda pek güncellenmiyor, umarım yazmaktan vazgeçmemiştir. Fotoğrafların derinliği ve yazıların azlığı benim hoşuma gidiyor. En son 2013’te bir yazı ile sitesi durmuş durumda. Mayıs 2016 itibariyle yeniden yazmaya başlamış. Google Chrome ile açılmıyor site, güvenlik fasa-fisosu çıkıyor. Başka tarayıcı ile okuyabilirsiniz. Eylül 2017 itibariyle başka tarayıcılarla da çalışıyor. Site yenilenmiş. Site maalesef yine yok 🙂 2019.
  5. Fotografium tarafından hazırlanan, fotoğraf teknolojilerinden bahsedilen bir portal/blog. Belli ki profesyonel olarak hazırlanıyor. Güncel teknolojileri takip etmek için güzel.
  6. Profesyonel fotoğrafçıların fotoğraflarından seçilen fotoğrafların sergilendiği bir blog. Oldukça profesyonel fotoğraflar, editörler tarafından seçiliyor.
  7. 500px önderliğinde bir blog. Müthiş. Takip edin, izleyin. Bu işi yapmak istiyorsanız şart.
  8. Zack Arias, fotoğrafçılık alanında oldukça tecrübeli ve bu tecrübelerini her alanda (blog, video vs) paylaşıyor. Bu adamı takip edin. Bu blog dışında sayfasında portfolyolarını da görebilirsiniz.
  9. Geliodan güzel fotoğraflar
  10. David Nightingale, çok güzel makaleler paylaşıyor. Okunmalı.
  11. Kemal Kestelli, fotoğraflarını ve teknoloji haberlerinin yanısıra teknik bilgi paylaşımı da yapıyor. Maalesef 2015’ten bu yana güncellenmiyor.
  12. Brant Slomovic, fotoğraflarını bu blogta paylaşıyor. Çok kısa olsa da fotoğrafların altında yorumlarını paylaşıyor. Bazı paylaşımlarında keşke biraz daha fotoğraf olsa dedirtiyor.
  13. LeicaLiker, kendisini hala amatör olarak tanımlayan bir fotoğrafçı. Bloğunda son zamanlarda seyrek de olsa güzel fotoğraflar ve blog yazıları paylaşıyor.
  14. Sadece Alexander Bergström fotoğraf paylaşımı yapıyor, ayıpçı fotoğrafları var. Sevmeyenler takip etmesin +18, şu ara daha edepli 🙂 2020 Temmuz.
  15. Burak İzgi, hem geziyor hem çekiyor. Bisikletle yaptığı geziler sırasında çektiği geniş açı aksiyon kamera fotoğrafları da oldukça güzel.  Kendisinin fotoğraflarını paylaştığı sayfası da mevcut. Bisikletle gezip fotoğraf çekmeyi sevenlere tavsiye ederim. En son 2014’te yazmış. Yeni yazı yok maalesef.
  16. Kyle Wurtz, iş yaşamının yanısıra fotoğrafçılığı kendisine hobi edinmiş. Yaptığı 30 günlük projeler ile oldukça güzel fotoğraflar çekiyor ve paylaşıyor. Analog makineler ile yaptığı çekimler ve tarama teknikleri de ilgimi çekmişti.
  17. AmatordenProfesyonele, Yeni başlayanlar için ya da bilgi arayan fotoğraf meraklıları için oldukça faydalı bir blog. (Tasarımı biraz eski sitenin ama içerikleri güzel)
  18. 990px, iyi fotoğraflar paylaşıyor.
  19. Güzel bir seyahat ve fotoğraf sitesi. Yurtdışı gezmeyi seviyorsanız, izlenmeli. (En son güncelleme 2014’ten ama önceki yazılar da takibe değer) Aktif değil. 2019
  20. Eski APUG yeni PhotrioAnalog fotoğrafçılıkla ilgili bir hazine. Mutlaka karıştırın, neler çıkacağına şaşırırsınız.
  21. Son yıllarda sürekli yazı paylaşmalarıyla dikkatimi çeken Arthenos, yazı okumak için birebir. Çünkü bolca paylaşım yapıyorlar.
  22. Mert Gündoğdu, çektiği araba fotoğraflarıyla ilgimi çekmişti, sonra şöhret basamaklarını tırmandı. Şimdi Canon’da çalışıyor. Eskiden bu yana, güzel incelemeler yapardı, şimdi biraz Canon koksa da yine de güzel.
  23. Işık konusunda yetkili merci, David Hobby’nin kötü tasarımlı Strobist sitesinde saatler geçirebilirsiniz. O tasarıma katlanmalısınız, son 10 yıldır öyle 🙂
  24. Nasıl atladım bilmiyorum ama büyük hata. Onun sitesini incelemeden ekipman almayın, Ken Rockwell bir efsane. Yıllardır işini titizlikle yapıyor ve bilgi saçıyor.
  25. Ve beklenen oldu, İFSAK bir blog açmaya karar verdi ve operasyonunda da sevgili arkadaşım Zeynep görev alıyor. Güzel yazılar paylaşılıyor İFSAK BLOG takip edilesi.

Güncelleme Bilgisi: Yazı içinde kırık linkleri, kapanmış siteleri düzenledim. Linkler çalışmaktadır. Güncelleme 03 Temmuz 2020.

Taksiyarhis Kilisesi Ayvalık Cunda Adası

0

Ayvalık’ın Cunda Adası bir başka adı ile Alibey Adası’ndaki Taksiyarhis kilisesi için Vikipedi şöyle diyor:

[blockquote cite=”” ]Taksiyarhis Kilisesi Türkiye’nin Balıkesir ili’nin Ayvalık ilçesinde bulunan ve 1873 yılında inşa edilen bir kilise. İçerisinde bulunan çan II. Dünya Savaşı yıllarında yerinden çıkarılarak halka haber vermesi için kullanılmıştır. Daha sonraları bu çanın dünyanın en büyük çanı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu çan, günümüzde Almanya’nın başkenti Berlin’de bulunan Bergama Müzesi’nde sergilenmektedir. [/blockquote]

Bu kiliseyi (Taksiyarhis Kilisesi) yıllar önce ziyaret ettiğim zaman şöyle fotoğraflamıştık, fotoğrafı babam çekmişti. O dönemde profesyonel bir çekim yapmamıştık. Fotoğraftan görüldüğü üzere, tüm kapı pencere açık olduğu ve yıllardır korunmadığı için yapı oldukça hasarlıydı.

Taksiyarhis Kilisesi Ayvalık Cunda Alibey Adası

Aradan sanırım 10 yılı aşkın bir süre geçti. Bu süre içerisinde acaba artık kilise (Taksiyarhis Kilisesi) yerinde midir diye gitmeden önce, araştırınca şunlara rastladım:

[blockquote cite=”” ]Vakıflar Balıkesir Bölge Müdürlüğü, restorasyonun yapılmasına kadar geçecek sürede yapıda oluşabilecek çökmeler sonucu yapının daha çok hasar görmemesi için, yapıyı ahşap malzeme ile askıya aldırmıştır. Ancak yıllar geçtikçe bu ahşap malzeme de çürümüş ve kilise korumasız kalmıştır. 02.05.2011 tarihli Vakıflar Meclisi kararı ile Rahmi M. Koç Müzecilik ve Kültür Vakfı’na tahsis edilen kilise binasının restorasyonu, Ark İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş’nin uzman mimar ve restoratörleri tarafından yapılmıştır.[/blockquote]

Sevindirici olan tarafı, artık kilise (Taksiyarhis Kilisesi) ayakta ve güzel bir şekilde restore edilmiş olması. İçeriside bir koruma yaklaşımı olarak ‘yaşatarak koruma’ ilkesi düşünülerek içerisi artık aynı zamanda bir müzeye de dönüşmüş durumda. Yapı ile müzenin herhangi bir bağlantısı bulunmuyor.

Yapının şuan ki durumundan bir fotoğrafımı paylaşıyorum, özellikle bu açıyı seçtim çünkü yapının önceki fotoğrafı ile benzer açılarda olduğu için değişimi fark edip karşılaştırma şansınız olacaktır.

Taksiyarhis Kilisesi Yeni Hali Ayvalık Cunda Alibey Adası

Müze hakkında detaylı bilgiler ararsanız, Rahmi Koç Müzesi’nin resmi sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

Güncel ve ziyaretçilerin yorumları için Türkçe TripAdvisor‘a da buradan ulaşabilirsiniz.

 

Portre için en uygun objektif?

Bu konu üzerine yazılmış çok yazı var ancak en iyi yöntem herkesin kendi gözüyle test etmesi bence.

Portre Objektifi

Aşağıda görülen imajda, kullandığınız objektif ile oluşan görüntüyü görebilirsiniz. Tercih sizin 🙂

Portre için en uygun objektif
Portre için en uygun objektif

 

Fotoğraf Makinanız Çalındıysa Bulabilirsiniz?

 

fotograf-makinasi-fotografci

Fotoğraf makinenizin çalınma ihtimaline karşı önceden yapılabilecek birkaç çözüm var:

  1. Makinenizi sigortalatmak
  2. Makinenizin alt marka etiketini kopyalamak

Makineniz çalındıktan sonra eğer sigortanız varsa resmi polis tutanağı ile sigorta şirketinizden bedeli talep edebilirsiniz ancak benim üzerine değinmek istediğim konu bunun dışında. Yeni bir web sitesi var. Bu web sitesine çektiğiniz son fotoğraflardan birini yüklüyor ve bilgilerin onların sistemine gitmesini sağlıyorsunuz. Bildiğiniz üzere bir fotoğraf üzerinde birçok bilgi var. Bu bilgiler sisteme gittikten sonra makinenizi kaybettiğinizi ihbar ediyorsunuz. Bunun için ilk kayıt ve yıllık kayıt bedeli yaklaşık 60 Sterlin (Pound).

Çalınan Makinenizi Bulun

Bundan sonraki süreçte sistemin size yardım etmesini bekliyorsunuz. Dünyanın dört bir yanında çekilen fotoğrafların bilgileri de sisteme geliyor. Bunlardan eşleşen olduğu zaman sistem size uyarı veriyor. Örneğin şu siteye sizin makinanızla fotoğraf yüklendi gibi.

Oldukça akıllı bir sistem. Kullanışlı olup olmadığını sistemi kullanmadığım için bilemiyorum ancak zor durumdaysanız deneyebilirsiniz.

Sitenin adresi: http://www.stolencamerafinder.com

fotograf-makinemi-kaybettim

Son baktığım klasör, bir saat sonra yerinde yoktu. Fotoğraflarım kayboldu!

Bridge Kullanmak!

Oldum olası esasında pek sevmediğim bir programdır Bridge ama bir şekilde Photoshop kullanınca, eklenti gibi yanında gelince bir de binlerce kitap ve video ile desteklenince sanki kullanmak farz oluyor. Neyse sevmesemde kullanmaya başladım bu programı. Son zamanlarda bir de yıldızlama ile iyi kötü fotoğrafları ayırt etme hastalığı başlamıştı bende. Binlerce kare içerisinde iyi fotoğrafları 3* – 4* veya 5* gibi numaralandırıp daha sonra yıldız sıralaması gibi şeyler yaparak zaman kazanıyorum.

En son incelediğim fotoğraflara baktıktan ve yıldızladıktan sonra, Mac’i uyku moduna aldım. Tam 1-1.5 saat sonra Mac’i açtığımda en son klasör yerinde değildi. Üstelik tesadüfen baktığım ve henüz hiç gözatamadığım bir yıl önceki 3000 eve ÜÇBİN fotoğrafın bulunduğu klasörde yerinde yoktu. Tabi bunlar ilk aklıma gelenler, peki ya bilmediklerim? Ya bu ilk defa başıma gelmiyorsa ve ben farketmediysem!

Mac bazen güvenilir olmayabilir!
Mac bazen güvenilir olmayabilir!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Durum fenaydı. Bir daha İtalya’ya Letonya’ya gidip çekip yapıp aynı anları yakalamak sanırım mümkün değil. Başladım dosyalarımı aramaya, önce klasör sonra imaj dosya isimlerinden ama nafile tam bir gün bunla geçti.

Adobe Bridge kullanmak başınıza bela olabilir!
Adobe Bridge kullanmak başınıza bela olabilir!

Dosya Kurtarma Programları / Recovery Programlar

İnternetten en iyi imaj kurtarma dosya kurtarma programlarını ve özelliklerini araştırmaya başladım. Bir ikisini deneme versiyonunda indirdim. 1TB diski araması dört gün süren programlar da indirdim. Tam dört gün sonunda bulduğu fotoğraflar hala duran işe yaramaz programlardı. Kurtar dediğimde ise kurtarması 5-6 gün sürebilecekti. Bu program Stellar Phoenix. Ben tavsiye etmiyorum tamamen vakit kaybı olduğunu söyleyebilirim.

Recuva

Recuva bu işin kurdu diyebilirim. Silinmiş imajları, formatlanmış fotoğraf kartlarını dahi inceleyip epey dosyayı kurtarmanızı sağlıyor. 2014 fiyatı 56 TL civarında olan bu program sayesinde tüm dosyalarımı kurtardım. Ben tavsiye ederim, kendini dosya kurtarıcısı olarak lanse eden işi bilmez kişilere inanmanıza gerek yok. Eğer gerçekten biraz bilgisayar biliyorsanız.

Kaybettiğiniz ya da sildiğiniz dosyaları bulmak için birebir bir program.
Kaybettiğiniz ya da sildiğiniz dosyaları bulmak için birebir bir program.

 

Dosya Ayıklamak

Eh tabi binlerce dosya içerisinde bulunan imajlar içerisinde gezip incelemek de işin ikinci safhası, ama şükür ki dosyalarım kurtuldu ki artık ayıklama yapabilirim. Darısı başınıza eğer siz de dosya kaybettiyseniz tabi 🙂

Dosya Kaybettikten Sonra Çıkarılacak Ders:

Siz-siz olun harici disklere tek başına, Mac’e ve Bridge’e ölesiye güvenmeyin. Mutlaka ama mutlaka sabit bir diski yedek olarak bilgisayarınızda tutun ve yedeklerinizi oraya alın. Çalışma dosyaları ile yedek dosyaları birbirinden ayrı tutup, yedekler üzerinde işlem yapmamayı adet edinin. Ben ettim, siz etmeyin.

 

 

 

Canon G12 İncelemesi

Canon G12 mi, ne dersiniz?

Canon G12 diyoruz ona veya bir diğer adıyla Canon PowerShot G12. Ben açıkçası G12 demeyi tercih ediyorum çünkü böyle daha profesyonel gözüküyor ve verdiğim paranın karşılığını manevi olarak hissediyorum.
Canon G12 incelemesini yapmak gerekti çünkü karşılaştığım incelemeler çok aradan dereden çok da işe yaramazdı bence. Böylece bende biraz bildiğim şeyleri G12 üzerinde deneyerek paylaşmak istedim. Böylece sizlerde eğer bu tür bir makine almayı düşünüyorsanız -ki hala omuzlarınız pahalı D-SLR’dan çökmüş olmalı- sizlere faydası olsun.

Fotoğraf Makinesi Tanıtımı

Öncesinde birşeyi belirtmekte fayda var, bir Nikon kullanıcısı olarak kendimi hiç de Nikon’u aldatmış olarak görmüyorum. Fotoğrafçılığımın 5nci senesinde artık profesyonel düşünmem gerekiyordu, öyle değil mi? Ben elimden geleni yaptım Nikon standına gittim ve benimle ilgilenemediler bile. Benim yüzümden işten birilerinin kovulmasini istemem ama şunu da söylemem gerekir ki bir makineyi tanitan kişinin makine hakkindaki bilgisi, forumlari ve web sitelerindeki karşilaştirmalari incelemiş adaydan daha fazla olmak zorundadir. Üzgünüm sevgili saticilar, bu işi bilmiyorsunuz. Nikon ile Canon fotoğraf piyasasının en büyük iki oyuncusu (en azından çok çok profesyoneller hariç-HasselBlad-Leice-Mamiya-Sinar vs..) ve tercihimi en yaygın markalardan kullanmak bana her zaman uzun süreli bir fotoğraf makinesi&fotoğrafçı ilişkisinde doğru geliyor. Ne dedik, iyi günde kötü günde o halde bu makinelerin bozulabileceğini de düşünmek gerekiyor. Türkiye’de Canon ve Nikon servis anlamında iyi destek sağlıyor.

Evet uzun bir giriş oldu çünkü günah çıkarmam lazımdı. Artık rahat olduğuma göre tespitlerimi yavaş yavaş paylaşabilirim.

Kutusu küçük…

Canon G12 düşündüğümden çok daha ufak bir kutu içerisinde geldi ve bu beni ilk etapta üzdü. Eee o kadar para veriyorum kocaman bir kutu olması gerekmez miydi dedim. Kutu içeriğine gelirsem kafa karıştırıcı birşey çıkmıyor. Askı, pil, adaptör, kullanım kitapçığı, CD, USB ve AV kabloları, garanti belgesi ve makinemiz. Evet sanırım başka birşeye ihtiyacımız var o da SD kartımız. Eh onu da siz alacaksınız. Ben 4GB SD-HC Verbatim bir kartı tercih ettim çünkü makinemiz 10Mpixel çekiyor ve oldukça yere ihtiyacımız olacak.
Mutlu bir şekilde makinemizi kutusundan çıkarıyoruz ve makinemizi tanımaya başlıyoruz. Esasında makinenin kozmetiğinde verilen hava, bir profesyonel D-SLR ı aratmıyor. İnsan sadece ellerini bir NBA basketbolcusu gibi hissediyor. Malzeme kalitesi D-SLR kalitesinde demek yanlış olmaz. Makineyi elinizde tuttuğunuzda size, evet bu paraya değer dedirtiyor. Yani ilk izlenim pozitif.
Cihazla beraber verilmeyen ancak benim param bol, “oldu mu tam olsun” diyenler için alternatif aksesuarlar yok değil. Neler var; flaş, highpower flaş, ring flaş, macro ring flaş, tele dönüştürücü, lens adaptörü, uzaktan kumanda, filtreler, filtre adaptörü ve su altı kabı.
Evet ne demiştik, makineyi elimizde tuttuğumuz zaman profesyonel D-SLR gibi duruyor. Tabi bu görüntüyü veren detaylar, cihazın üzerinde bulunan kısayol tuşları. Yavaş yavaş hangi tuşlar olduğunu ve işimizi nasıl kolaylaştıracağına bakalım.

Ön Bölüm:

Önde bulunan çevirme tuşu ve objektife aksesuar takılmasına imkan sağlayan objektif ringini boşa çıkaran tuş.

Üst Bölüm:

Poz telafisi, ISO, program, On/Off, Zoom In/Out ve deklanşör.

Arka Bölüm:

Favori, dioptri ayarı, görüntü/view, AF seçim, ışık ölçüm, manuel focus, macro, flash, self-timer, display, menu, sil, atlama fonksiyonu, menu ringi, menu fonksiyonu ve AE lock.

WB-Beyaz Ayarı kısayolunu sizin atamanız lazım…
Göründüğü üzere, dediğim gibi değil mi ne kadar fazla tuş var. Beni bir tek üzen WB-Beyaz Ayarının kısayolunun olmaması onu da hızlı bir şekilde herhangi bir menü fonksiyonunu atayabileceğiniz ‘Favori’ tuşuna atayarak halledebiliyorsunuz. Ben öyle yaptım. Şimdilik WB dengesiyle oynamak hoşuma gidiyor.

Fotoğraf Makinesinin Özellikleri

Ekranlar

Fotoğraf çekim ekranını 3 seçeneğe göre ayarlayabilirsiniz bunu da zaten display duşuna 3 defa basarak gerçekleştirebiliyorsunuz. İşin güzel tarafı display ekranlarında neler görmek istediğinizi tek tek kendiniz seçebiliyorsunuz.
Fotoğraf izleme ekranını da 4 seçenekli olarak geliyor. Bu seçenekler; bilgisiz ekran bu ekranda herhangi bir bilgi yok, temel ekran burda kısmi bilgiler var, ayrıntılı bilgi ekranı ki bu ekranı kullanmayı seveceğinizi düşünüyorum ve odak kontrollü ekran ki bu arada söylemeden geçmemek lazım ufuk çizgisi ve fokus noktasını ekranda görebiliyorsunuz. Bu acemelerin işini kolaylaştıracak türden bir bilgi-sanırım artık acemi değilim bu yüzden rahat konuşuyorum. Ayrıntılı bilgi ekranında patlamaları görebileceğiniz yanıp/sönme fonksiyonu ile RGB desteği de olduğunu söylemek lazım. Mesela bir ekranda histogram istiyorsanız diğer ekrana bu ayarı koymayabiliyorsunuz. Ben bunu iki ayrı türde düzenledim, bir ekranda tüm detayları görebiliyorum ve tam bir profesyonel ekrana sahip oluyorum diğer ekranda ise tüm bilgileri ortadan kaldırdım ki fotoğrafı tam olarak görebileyim diye.

Timer Özelliği

Bu cihazda hoşuma giden özelliklerden biri de timer özelliği. Esasında kullanmasını hiç sevmem ama arada işinize yarıyor, özellikle sizde artık diğerleri gibi objektifin önünde olmak istiyorsanız ki olmalısınız da çünkü o makine sizin. Timer ile 30sn ye kadar ayarlama yapabiliyorsunuz ancak burada güzel olan bu değil, güzel olan 10 kare üst üste çekim yaptırabiliyorsunuz yani gözün kapalı kalması ya da karenin içerisine dahil olamayan kol için yeterli şans verebiliyorsunuz. Bu timer özelliğine çok enteresan özellikler de eklenmiş bilmiyorum kullanır mısınız ama bilmeniz de fayda var; mesela göz kırpmaya duyarlı hale getirirseniz kareye girdikten sonra sizden talimatınız bekliyor ama gözlük kullanmanızı tavsiye etmem algılaması biraz düşük tabiki. Bir de karenin içerisine dahil olduktan 2 saniye sonra çekim modu var ki bu da eğlenceli bir özelliğe benziyor. Unutmadan bir otomatik çekim daha var, sizi gülerken çekiyor. Yani çekim için bekliyor ve gülme anında çekim yapıyor. Bu özellikte güldüğünüzü anlaması için dişlerinizi görmesi lazım ama beyaz diş, yani sigara içenlerin şansı yok.

Cihaz fabrika çıkışında bir lens görüntü çarpanı kullanıyor bu da 1.4x ancak bunu değiştirme şansını size vermişler, diğer çarpan da 2.3x. Bu sayede cihazın 35mm e göre odağı 39mm-196mm iken 64mm-322mm oluyor. Ancak burda bir hile var, odağı değiştirdiğinizde cihazda mevcut olan dijital zoom özelliği ortadan kalkıyor yani sizi çarpan değiştiriyor gibi yaparken kandırıyorlar. Olsun, napalım.

Çekim Modları

İllaki ben bu makineyi çekim modlarında (scene) kullanacağım diyorsanız basitçe modları görelim: düşük ışık, portre, manzara, çocuk&hayvan (bu gerçekten bu şekilde yazılı), spor, kumsal, su altı, yeşillik, kar, havai fişek. Tabi bu modlar altında da fonksiyon tuşu ile birçok detaya ulaşmak mümkün. Ben pek kullanmıyorum bu modları ancak birilerine cihazınızı emanet edeceğinizde faydalı olabilir.

Makinenin entresan bir modu var ki işinize yarayabilir o da ‘hızlı çekim modu’. Pozlama ve odaklama bu modda hızlı yapılıyor ve vizörden bakarak çekmek zorundasınız bu esnada izleme ekranı size tam detaylı bir ekran sunuyor bu ekranda çekilecek görüntü haricinde tüm veriler önünüze geliyor tıpkı profesyonel D-SLR’larda olduğu gibi. Ben özellikle bu modun, performans-sahne çekimlerinde işe yarayacağını düşünüyorum bu sayede yanınızda oturan izleyiciler de sizin ekranınızdan gelen yoğun live/view ışığından rahatsız olmayacaklar.

Efektler arasında HDR özelliği var ve bu modda 3 fotoğraf çekiyor pozun altı pozun kendisi ve pozun üstü olarak. Bu esnada cihazın tripod üzerinde olması ve tripod üzerinde olduğu için de IS (Image Stabilizer) kapalı olmalı. Bu modda çekim biraz zaman alıyor çünkü sizin PhotoShop’ta yaptığınızı cihaz kendi içinde yapmaya çalışıyor.

Scene modları arasında değişik efektlerde bulunuyor. Mesela balık gözü çekim gibi ve fena da değil. Deneyip oynamak açısından zevkli ancak bu çekimi yaptığınız da gerçek bir balık gözü ile çekim yapmışsanız bundan çok fazla tad alamayacaksınız sonuçta bir efekt işte. Bir diğer modda tilt-shift efekti yani çektiğiniz bir alan net önü ve arkası flu. Bunun yaparken alanı istediğiniz gibi seçebiliyorsunuz bu sayede size kolaylık sağlıyor. Yatay veya dikey yapabiliyorsunuz bu efekti. Ben bu efekti sevdim. Kullanacağım sanırım.

Panorama meraklılıları vardır muhtemelen, sizleri de unutmamış bir yardımcı efekt ile sizin rahatlıkla panorama çekmenize yardımcı oluyor makine.
(P) Program modunda flaş kontrolü ve poz telafisi yapmak yine sizin elinizde. Eğer ben diyafram enstantene ile uğraşamam diyen tembellerdenseniz tam size göre.

Fotoğraf Ebatları

Fotoğrafın görüntü ebadı 2:3 olmak zorunda değil. Bunu birçok ebatta oynayabilirsiniz. 4:5 oranını portre fotoğraflar için tavsiye edebilirim. Ama çok da gerekli bir özellik değil aslında, sonra kırpmak varken neden değiştireyim ve kendimi kısıtlayayım diyebilirsiniz. E’ haklısınız da.
Makine L formatında 3648×2736 pixel de çekim yapıyor ki bu da A2 kağıda baskı yapabileceğiniz anlamına geliyor, koskoca 10megapixel. Jpeg, RAW veya Jpeg+RAW çekim yapabiliyorsunuz.

Sisteminde ND filtresi özelliği bulunuyor, bu da size ışıklı ve bool güneşli ortamlarda 3 stop kadar fayda sağlıyor. Denemek lazım, malum yaz aylarında gerekiyor.

Böyle bir makinede olmasını beklemediğim bir özellik var, flaş gücünü değiştirebilmek. Evet flaşın gücünü azaltabiliyorsunuz, bu profesyonel olarak flaş gücünü ayarlamayı seven D-SLR kullanıcılarının çok seveceğini düşündüğüm bir özellik. Tabi çekilen kişi sabırlıysa, çünkü menü içerisinde ve biraz zaman alıyor. Bu arada modeli sakinleştirmeniz lazım.

Yine değişik özelliklerden birisi, deklanşöre sürekli basarak çekim yapabiliyorsunuz, ama D-SLR kalitesi beklemeyin. Sadece bu özellik var işte.
Farklı pozlama seçenekleri ile fotoğraf çekme imkanı sağlayan bracket imkanı (BKT) bulunuyor bu da HDR çekmeyi sevenler için büyük bir imkan. Bilmeyenler olabilir siz fotoğrafın doğru pozunu belirliyorsunuz ve BKT özelliğini -2 +2 aralığında 1/3 aralıklarla seçip çekiyorsunuz. İşte size bir dizi fotoğraf çıkıyor. Bunların kimi aydınlık kimi karanlık ve biri de sizin seçtiğiniz doğru pozlama ayarında. Sonra bunları PS’de HDR özelliğinde veya başka programlarla birleştirerek istediğiniz doğru pozlamalı fotoğrafı oluşturabiliyorsunuz.

Renk ayarları için fabrika çıkışı dışında seçenekleriniz var ve bunlardan birini seçerek istediğiniz tonlarda çekim yapabilirsiniz. Ama bunu denemeden önce çektiklerinizi önce monitörünüzde görün yoksa hüsran dolu çekimler yapabilirsiniz.

Ve assolist ISO

ISO ayarı da neymiş diyeceğinizi sanmıyorum, ama zaman zaman ISO ayarını otomatiğe bırakıp siz işinize bakmak isteyebilirsiniz özellikle benim gibi performans ve sahne çekiyorsanız. O halde yapmanız gereken birkaç ayar daha var bunu biliyor olmanız lazım? Tabi ki maksimum ISO ayarı. Maksimumu belirledikten sonra raha nefes alabilirsiniz.

WB-Beyaz ayarı özelliğinde tüm snapshot makinelerde olduğu hazır ayarlar bulunuyor ve buna ek olarak iki tane custom ayar bulunuyor. Bu seçenekleri tek tek ayarlayıp kaydedebilirsiniz. Ancak biraz meşakatli ne kadar tercih edersiniz bilemiyorum.

AE Lock özelliğinin bulunması sevindirici bu sayede ölçümü doğru noktadan yapmak yine size bağlı yani D-SLR gibi kullanabiliyorsunuz makinenizi.
AF seçimini hızlı bir şekilde yapmak mümkün ve hatta AF çerçevesinin büyüklüğünü de değiştirebiliyorsunuz. Makine ayarları büyük çerçevede geliyor, ben hızlı bir şekilde küçük çerçeveye ayarladım çünkü focus pointi sizi yanıltabilir.

AF özelliğinde bir mod içerisinde sürekli takip modu var bakın servo demiyorum bu farklı birşey siz takip edeceğiniz şeyi bir defa seçiyorsunuz bu bir çocuk olabilir ve ekranı sürekli o çocuğun kareye dahil olacak şekilde seçerseniz sürekli sistem o çocuğu takip ediyor. Çocuğu ve kedisi olanlar için zevkli olabilir, ben tecrübe etmedim.
Tabi bu arada Servo AF olduğunu da belirtmem lazım, oldukça işinize yarayabilir.

Işık Ölçümü

Işık ölçümü D-SLR kullanıcıları için önemli olduğundan bu makinede de bu unutulmamış ve ölçüm modunu değiştirmek için kısayol bulunuyor ve hızlı bir şekilde tercih yapmanız mümkün oluyor. Spot, matrix ve merkez ağırlıklı ölçüm yapabiliyorsunuz. Ben bu hızı sevdim.

AE Lock ile ışık ayarını kilitleyebilirsiniz bu size zaman kazandıracak. Yine bu tuş ile flaş ışığını da kilitlemek mümkün olabiliyor.
Flaşdan bahsetmişken, flaşı yavaş senkron kullanabileceğinizi belirtmek lazım artık compact makinelerde de olan bir özellik olması lazımdı zaten.

F aralığı ve Enstantene

Siz teknik özellikleri birçok yerde inceleyebilirsiniz ancak birkaç basit özellikten bahsetmek lazım; F aralığı en geniş açıda 2.8 ve en dar açıda 8, enstantane hızı 15 saniye ile 1/4000 saniye aralığında.

Görüntüleme özelliği için makineyi açmanıza gerek yok, sadece view tuşuna basmanız yeterli. Güzel bir özellik yok yere objektifin sesini duymak zorunda kalmıyorsunuz, sessizce açılıyor. Bu görüntüleme kısmında klasifikasyon yaparak izleme özelliği var yani günlere göre, kategorilere göre, 10 are veya 100 er atlayarak görüntüleme gibi. Özellikle tarihe göre bakma özelliği çok güzel, sizin için filtrelemiş oluyor fotoğrafları.

Canon G12 Sevdiğim Özellikleri:

  • Iso kalitesi çok iyi
  • Macro özelliği çok iyi
  • Ekranın dönebiliyor olması çekim avantajı sağlıyor
  • Iso, pozlama ve ön kısımdaki roll çok faydalı
  • Self timerın özellikleri kullanışlı
  • ND filtresi kullanışlı
  • Tilt-shift özelliği güzel
  • Iso ayarının otomatik ve üst sınırlandırılabilmesi güzel
  • Flaş gücünün kontrol edilebilmesi harika
  • Görüntü izleme de atlama özelliği güzel.

Canon G12 Sevmediğim Özellikleri:

  • Sürekli çekim modunun yetersiz olması
  • Flaş ayak boşluğu için kapak verilmemiş olması
  • Öndeki ring çıkarma düğmesi yumuşak bu sebeple kendini bırakabiliyor.
  • İzleme ekranını zamanla çizilebilir, sert bir muhafazası olması lazımdı
  • Fonksiyon çemberinin biraz kullanışsız olması

Celal ERDOĞDU