Ana Sayfa Blog Sayfa 3

4K Timelapse Nasıl Yapılır ?

Bu aralar timelapse videoları dizi, belgesel ve filmlerde oldukça görüyoruz. Giderek de daha fazla görecek gibiyiz. Timelapse nedir, belirli bir zaman aralığında çekilen birçok fotoğrafın hızlandırılarak izleyene bir video olarak sunulması diyebilirim. Örneğin bir fotoğrafçı bir saat içerisinde 450 fotoğraf çeker belli aralıklarla ve bu fotoğraf çekimini bize 15 saniyelik bir video olarak sunar. Böylece biz, bir saatlik zaman diliminde oluşan görüntüleri hızlı bir şekilde gözlemiş oluruz.

4K videolar, henüz altyapı pek izin vermese de ülkemizde de popüler olmaya başladı. Fotoğraftaki pikselin, videodaki karşılığı diyebiliriz bu isimlendirmeye. Peki nedir 4K? 1920×1080 Full HD olarak adlandırılıyordu. 1920×1080 = 2,073,600 piksel ediyor. 4K çözünürlüğü ise 3840×2160 = 8,294,400 piksel ediyor yani dört katı. Bir varsayım burdan 4K dendiği, diğer varsayım ise yatay uzunluğun 3840 piksel olmasından. Televizyonlarda 3840 olan bu genişlik orjinalinde 4096×2160. Bu sebeple 4096, 4K (4bin) olarak anılıyor. Başka yorum 🙂 varsa gelsin.

Şimdi gelelim konumuza. 4K timelapse video yapmak istiyoruz. Birinci adım, fotoğrafları çekmek. Fotoğraftaki asgari boyutumuz eğer orjinal (native 4K) yapmak istiyorsak 4096×2160 olmalı. 8 megapiksel bir makine yeterli oluyor gördüğünüz üzere. Ama siz daha büyük çekip sonra bu ölçüye göre kesebilirsiniz de. Yani görüntüye yaklaşabilme ve kırpma şansınız var.

Timelapse Çekmek İçin Bilmeniz Gerekenler

Bir üç ayak üzerine fotoğraf makinemizi kuracağız. Makineyi ve üç ayağı oynatmayacağız. Eğer hyperlapse yapmıyorsak, sabit olmamız lazım. Ne kadar süreyle kaç adet fotoğraf çekeceğimizi şöyle hesaplamamız lazım:

  1. Bir saniye için kaç kare kullanacağız? Genelde 30 kare iyi bir görüntü için yeterlidir. 24 veya 25 kareden de yapabilirsiniz.
  2. Kaç saniyelik bir video yapacağız? Eğer 10 saniyelik bir video istiyorsak, saniyeye 30 kare geleceğine göre 10×30=300 fotoğrafa ihtiyacımız olacak.
  3. Kareler arasında ne kadar boşluk olacak? Yani çekim frekansımız ne olacak? Eğer Twitter hesabımı takip ediyorsanız görmüşsünüzdür, eğer etmiyorsanız artık edin lütfen @Phardon mesela bulut geçişi için 4-5 saniye yeterli iken, bir inşaat süreci için saat başı bir kare yeterli olabilir. İfade edeceğiniz görüntünün, fark oluşturduğu süre sizin çekim aralığınızı belirleyecektir.

Timelapse Video İçin Fotoğraf Çekimi

Temel bilgileri aldığınıza göre çekime başlayabiliriz. 10 saniyelik bir 4K video yapacağız, manzaramızda bulutların geçişini görüntüleyeceğiz. Her 10 saniyede bir kare çekecek şekilde makinemizi kuruyoruz, 10 saniyede bir kare, her kare arasında 2 saniye boşluk bırakıyoruz, yani bir karenin tuttuğu süre 12 saniye, peki kaç kareye ihtiyacımız vardı? 10 saniye, her saniye için 30 kareden 300 kareye ihtiyacımız var. 300 x 12 saniyeden 3600 saniye boyunca fotoğraf makinesine sahip olmanız lazım. 60 dakika süre ile çekimi yaptınız. Fotoğrafları RAW formatında çekin ki sonra ışık, renk düzenlemelerini rahatlıkla yapabilin. Eğer karanlık ya da aydınlık çekerseniz de düzeltmeniz mümkün olur.

Çekiminizi bitirdiniz, fotoğraflar hazır. Bilgisayara aktardınız ve aktardıklarınızı Lightroom’a yüklediniz. Lightroom’da fotoğraflardan ilkini açın ve her türlü renk ayarı, kırpma, beyaz ayarı, ışık düzenlemesi ve sair düzenlemeleri yapın. Yaptığınız bu ayarları kaydetmek için altta gördüğünüz gibi, ayarlarını yaptığınız fotoğraf sağ tıklayıp Develop Settings’de Copy Settings yapın.

Karşınıza aşağıdaki gibi bir ekran açılacak, size hangi ayarları kopyalacağınızı soruyor. Siz Check All diyerek, tüm ayarları kopyalayın.

Sonra, Lightroom’daki o çekime ait tüm fotoğrafları seçip sağ tık ile Develop Settings ekranında Paste Settings’i seçip ayarların tüm fotoğraflara uygulanmasını sağlayın. Aşağıda ilk hali son halini görebilirsiniz. Tamamen zevke kalmış bir durum olup, düzenlemeyi kendinize göre yapın.

Düzenlemelerin tüm fotoğraflarınıza uygulanmasından sonra, fotoğrafları dışarı aktar yapmanız gerekiyor. Dışarı aktar yaparken, dosya ismini sıralı şekilde oluşturursanız fotoğrafları video haline getirirken rahat edersiniz. Ayrıca fotoğraf boyutunu kaydederken yukarıdaki bilgilere göre 4K’ya uygun ebatlarda oluşturun.

Video aşamasına geldik. Çektiğimiz fotoğrafları bir klasör içinde, isim sırasına göre bir diğer deyişle çekim sırasına göre diziyoruz. Sonrası sizin hangi video programını kullandığınıza göre değişiyor. Ancak mantık aynı. Fotoğrafları seçip, medya bölümüne alıyorsunuz. Ben Final Cut Pro X kullanıyorum örneğin, Final Cut Pro X’te bir proje oluştuyorsunuz. Bu projeye görselleri doğrudan çekiyorsunuz. Çektiğiniz görsellere verdiğiniz süre “1” olacak şekilde zaman serisine yerleştiriyorsunuz. Aralarında süre olmayacak, yani boşluk olmayacak.

Sonrası, hazırladığınız videoyu kaydetmek. Zor değil, ikincisi kolay gelecektir 🙂

Mesela son videolarımdan biri şöyle oldu:

Meteor Yağmurunda En İyi Fotoğraf Çekmek İçin Neler Yapmalısınız

Daha önceden bu hava olaylarına meraklı değildim ancak uzun pozlama, doğa fotoğrafı merakı ile meteor yağmuru fotoğrafı da ilgimi çekmeye başladı. Bu sene ilk defa çekmeyi planladığım meteor yağmuruna ben nasıl hazırlanacağım? Umarım benim hazırlıklarım sizin de işinize yarar.

Meteor Yağmuru Ne Zaman?

Bu sene meteor yağmurunu Türkiye’den seyredebileceğiz. Tahminen 12-13 Ağustos’ta meteor yağmuruna tanık olabileceğiz.

Meteor Yağmuru İçin En Doğru Yer Neresi?

Yer seçimi için, tüm gökyüzü pozlamalarında olduğu gibi ışığın az olduğu bir bölgeyi seçmeliyiz. Yani gökyüzünde ışık etkisinin en az olduğu yere gitmemiz gerekiyor.

Işık kirliliğini gösteren şu harita işimize yarayabilir:

https://www.lightpollutionmap.info/#zoom=8&lat=5010629&lon=3241510&layers=B0TFFFFFFF

Ben İstanbul için bakmıştım haritaya, isterseniz doğrudan bu linke gidip şehrinizi kendiniz de seçebilirsiniz:

https://www.lightpollutionmap.info

Ne kadar az kirlilik olursa, o kadar net görüntü alabileceğiz. Çünkü gökyüzü berrak olacak.

Peki meteor yağmuru nasıl oluşuyor? Ben de çok bilmiyorum, kabacak kuyruklu yıldız olan Swift Tuttle’ın arında bıraktığı kalıntılardan oluşuyor. Bu kalıntılar atmosferde iz bırakarak kül oluyor ve bu şekliyle de bizim yıldız kayması dediğimiz görüntüyü oluşturuyor. Bu olayın gözlendiği yer ise gözlenen takım yıldızından adını alıyor, bu takım yıldızların ismi Perseus.1992 yılından beri görülen bu yağmurun özel adı Perseid Meteor Yağmuru.

Tabi gökyüzünde de yönümüzü bu haritaya göre ayarlamalıyız:

Meteor Yağmuruna Nasıl Hazırlanmak Gerekli?

Ekipmanlarımız hazır olmalı, çekime hazır olarak beklememiz gerekiyor. Uzun pozlama için pilimiz, tripodumuz hazır olmalı. Sağlam bir tripod seçmemiz gerekli. Çünkü pozlamamız uzun sürecek.

Netliğimizi sonsuza ayarlayacağız. Bunu ayarlarken ISO’yu artırıp netliği kontrol edip tekrardan gerekli ISO’ya makinemizi kısabiliriz. Böylece vizörden ya da ekrandan doğru netliği sağlayabiliriz. Netlik noktrası için parlak bir yıldız, ay konumuz olabilir.

Kablolu veya kumandalı deklanşör kullanabiliriz. Telefon uygulamasına da izin veren makineler var. Ancak bunların denemesini, evdeyken bir kez olsun kontrol etmeliyiz. Yoksa gittiğimiz yerde uğraşma fırsatı olmayabilir. Hatta olmazsa, hatamızın kaynağını da bulamayabiliriz.

Sıkıştığınız noktada Youtube’a başvurabilirsiniz.

Hangi Ayarları Tercih Etmeliyiz?

f2.8 diyaframınız varsa ISO 2000 ile ilk denemeleri yapabiliriz. Süre olarak 20-30 saniye aralığı denenebilir. Eğer diyaframınız f4 ise ISO’yı biraz daha artırmalısınız. Ben öyle yapacağım. Eğer diyaframınız f1.4 ise ISO’yı biraz daha kısabilirsiniz. Bu da avantajınıza olacaktır.

Eğer yıldız izi istemiyorsanız (star trail) 600 kuralı diye bilinen bir uygulama var. Bu uygulama ile, yıldız izi şeklinde değil daha kısa izler şeklinde çekiyorsunuz yıldızları. Uygulaması şöyle. Örneğin 24mm bir lens kullanacağız, 600 / 24 = 25 sonucu bizim azami saniyemiz olacak pozlamamızda. 25 saniyeyi geçmeden çekmeliyiz. Bu tam kare makine ve lense göre bir hesap. Eğer crop/Aps-c lens ve makine kullanıyorsanız bölünen 600 yerine 400 olmalı. 400 / 24 = 16 saniye olmalı.

Pil ve Hafıza Kartına İhtiyacınız Olacak

Pil için yedekli gitmekte fayda var, eğer, yedek power-bank ile şarj olan bir makineniz varsa pilinizi şarj edip yanınıza alabilirsiniz. Hafıza kartı olarak da ihtiyacınızı planlayıp yola çıkmalısınız. Sonra dolu kart ile fotoğraf çekmek ızdırap olabilir.

Kompozisyon

Tüm ekipmanlar, yer hazır olduktan sonra yalnız bir meteor yağmuru yerine bir kompozisyona bağlı meteor yağmurunu pozlamak daha iyi olacaktır.  Meteor yağmuru arka planda, ön planda doğal yapılar, insan yapıları, çadır vb. ışık alan objeler ile fonda bir meteor yağmuru pozlayabilirsiniz.

Bunun için erken saatte gidip, mekanı seçmek daha doğru olacak. Ya da önceden bildiğiniz yerler varsa, meteor yağmurunda bu bölgeyi kendinize seçebilirsiniz.

Ve ne olursa olsun, istediğimiz çıkmazsa da meteor yağmuru ile keyif almaya çalışmalıyız. Belki seneye yakalarız 🙂 Ben bu yıl deneyeceğim. Sonra paylaşırım eğer iyi birşey çıkarsa.

Ön giriş yaptığım bu konuya, üzerinde denemeler yaptıkça daha detay bilgiler ekleyebileceğimi düşünüyorum. Siz de tecrübelerinizi eklerseniz, yorum kısmına bekliyorum. Fotoğraflarınızı instragramda #meteorphardon ile paylaşırsanız sayfamda daha sonra fotoğraflarınıza yer verebilirim.

Stok Video Satarak Para Kazanın

Stok fotoğraflara ve videolara devam ediyorum. Zaman zaman içerik üretme ilhamı geliyor. İlham değil, zaman buluyorum işin doğrusu 🙂 ilhamla stok içerik mi üretilirmiş 😀

Şu ara biraz eski videoları didikledim, pek işe yarar içerik yokmuş. Zaten video işinde henüz yeniyim. Nitelikli içerik zamanla gelecek inşallah. Ama eskilerden işe yarayanları da stok video olarak atayım dedim sitelere. Ancak farkettim ki kendi bildiğim azıcık bilgiyi sizinle neden paylaşmıyorum ki? Görüyorum ki stok fotoğraf hakkında paylaştığım yazıyı çok sevdiniz ve hala ordan sorular gelmeye devam ediyor. Okumadıysanız ona da göz atın.

Stok videodan para kazanılır mı?

Kazanılır tabi. Bundan hayatını kazanan insanlar var. Ama önce arşiv yapmak lazım. Belirli bir içeriği üretmek ve sonra bunları satışa koymak gerekli. Üretme, üretilenlerin işlenmesi, yüklenmesi (ki bu Türkiye’de iyi bir internet demek) ve bekleme sürecine tahammülünüzün olması lazım.

Video Çekerek Para Kazanmak İsteyenler İçin Stok Video

İyi bir ekipman lazım gibi klişelere girmeyeceğim. Hala HD videolar çok satanlar arasında. Öncelikle HD üreterek başlayabilirsiniz. Sonra 4K yatırım yapmanız daha doğru olur. Ama para bol derseniz, alın bir 4K, ordan başlayın tabi. Ama 4K işlemek de başka maliyetleri getiriyor:
iyi internet
iyi bilgisayar
fazla depolama alanı

Stok Videodan Ne Kadar Kazanılır

İçeriğe ve içeriğin aranırlığına bağlı. Çok tutan konular belli. Teknoloji ve gençlik hala trend konular ama bu sık sık ince değişimler gösteriyor. Her stok firmasının olduğu gibi forumlarda da güzel konular bulabilirsiniz. Aslında Google’ın trend arama terimleri de size ışık tutabilir. Ayrıca mevsimsel konular ile dönemsel konuları (yılbaşı, sevgililer günü vb) da gözardı etmeyin.

Ne kadar kazanılır konusuna dönersek, ortalama bir video 5-6$’dan başlar. Satış stratejisine göre bu rakam düşebilirken bazı sitelerde bu rakam 3-4 katına da çıkıyor. Dosya uzunluğu, frame, ebat yine fiyatı belirliyor. Fazla emek ve fazla yatırımın karşılığı da artıyor tabi.

Stok Videodan Aylık Ne Kadar Kazanılır

50-60 dolar başlangıç için çok zor değil. Limit sizsiniz. Yüklenirseniz, ilerde iyi para kazanabilirsiniz.

Stok Video İçin Hangi İçerikleri Üretmek Gerekli

Bulunduğunuz yerden başlayarak, içerik üretip sonra konu arayışına girmeniz daha rahat olur. En azından baştan sıkışmazsınız. Sonra reklam videolarına bakıp, hangi videolardan oluştuğunu görüp içerik ihtiyacını anlayabilirsiniz.

Genelde alıcılar reklamcılar olacağı için onların ihtiyaçları, sizin üretmeniz gereken videolar olmalı.

En Çok Hangi Stok Video Satar

Çekim kalitesi, ışığı doğru olmak şartı ile düşünülmüş videolar olmalı. Uzun bir senaryo yerine kısa parçalar olmalı. Herkesin ihtiyacı farklı olduğu için sizin videonuzun hangi parçası onlara yarayacak bunu bilemeyiz. Bu sebeple küçük parçaları oluşturmalısınız. Lego gibi düşünün. Siz parçaları yaratacaksınız, ihtiyaç sahibi parçalardan kendi hikayesini oluşturacak.

Videolarda konular, stok fotoğraf ile benzerlik gösteriyor. Genel konu başlıklarına bakarsak:

  • Teknoloji
  • İnsanlar
  • Arka planlar ve doku
  • Doğa
  • Spor ve dinlenme
  • Sanat

Bunların da birçok alt başlığı var. Genel konulara girip, bu konulardaki en popüler videolara bakabilirsiniz. İmkanınız varsa, popüler içeriği yerelleştirebilirsiniz. Mesela ofiste çalışan uzak doğulu insanlar videosu çok satmışsa, siz de bunu bölgenizde bulunan insanlar ile yaparak pazardaki yerinizi almak için adım atabilirsiniz.

Şu başlıklar ise daha detay verebilir size

  • Arka planlar
  • Bilgisayarlar
  • Doğa
  • Endüstri
  • Eğitim
  • Haber Amaçlı
  • Haritalar
  • Hayvanlar
  • Kavramsal
  • Manzaralar
  • Mimari
  • Müzikal
  • Nesneler
  • Sanat İllüstrasyonu
  • Sağlık
  • Seksi
  • Soyut
  • Spor
  • Tatil
  • Ulaşım
  • Yerler
  • Yiyecek
  • Çeşitli
  • İletişim
  • İnsanlar
  • İnternet
  • İş
Sadece Stok Video Çekerek Yaşanır Mı?

İlk başta dediğim gibi evet, ama gelirin sizi tatmin etme sürecine hazır olmanız lazım. Yani önce içerik üretip sonra yavaş yavaş satışları görüp sonra sadece stok çekerek videodan para kazanmayı hedefleyebilirsiniz.

Hangi Video Stok Sitelerini Kullanabilirim?

1. ShutterStock

ShutterStock’a üye ol ve fotoğraf satmaya başla!

2. IstockPhoto

3. Fotolia by Adobe
Fotolia

http://eu.fotolia.com/partner/200464293
4. DepositPhotos
Depositphotos

5. Dreamstime
Royalty Free Stock Images
6. 123rf
Stock Photos from 123RF

7. CanStockPhotoStock Photos

8. BigStock

Sırbistan Belgrad Seyahati Yemeli İçmeli

Sırbistan, vizesiz gidilebilecek ülkelerden biri. Şuna dikkat etmelisiniz, seyahatinizden önce Kosova’ya girmemiş olmalısınız yani pasaportunuzdaki en son çıkış Kosova olmamalı. Sırbistan, Kosova’yı resmen tanımadığı için giriş yapılamıyor.

Bu kısa bilgiden sonra, Sırbistan seyahatimize geçebiliriz. İstanbul’dan Atlas hava yolları ile seyahatimize başladık. Perşembe gidip Pazar günü dönebilirsiniz. Belgrad’ı gezmek için yeterli bir süre diyebilirim.

Kale Meydan

Belgrad, Yugoslavya’nın başkenti ve şaşalı dönemin en büyük şehri olarak hala kendini hissettiriyor. Osmanlı’dan kalma az da olsa eser var. Özellikle Kale Meydan bölgesinde Damat Ali Paşa’nın türbesi ve paşalarımızın konak olarak kullandığı Paşa Konağı ile Bayraklı Cami başta gelen eserlerimiz.

Bayraklı Cami

Biz gezimize Bayraklı Cami ile başladık. Burası Belgrad’da hala ibadete açık olan tek camiymiş.

Cami’den çıktıktan sonra buraya çok yakın, açık alanı da olan bir kafe var. Dilerseniz bir kahve molası verebilirsiniz. Bu arada, Sırbistan’da kapalı alanlarda sigara içmek serbest. Bazı mekanlarda, sigara içilen masalar ayrı. Buna dikkat etmeniz gerekebilir.

Tarihi mekanlara doğru yol almak isterseniz, Kale Meydan adıyla anılan yer ile başlayabilirsiniz.

Damat Ali Paşa Türbesi

Damat Ali Paşa Türbesi, Paşa Konağı, Saat Kulesi, Zindan Kapı gibi eserler burda. Burda epey zaman geçirebilirsiniz, eğer tarihi yerleri gezmeyi seviyorsanız.

Paşa Konağı

Bu kadar tarih yeter dedikten sonra biz şehrin mecburiyet caddesine doğru yol aldık. Kneza Caddesi’nde yeme içme mekanları yanısıra alışveriş mağazaları da yer alıyor.Amacımız bu caddeyi de görmek olduğu için uğradık.

Kneza Caddesi

Tarihi alanlarda gezerken yorulduğumuz için yol üstünde bir mekana oturduk. Kahvesi güzeldi.

İlk gün epey yorucu geçti. Konaklayacağımız otele geçtik. Otel merkeze biraz mesafeli, yeni bir oteldi. Fiyatlar da makuldü.

Biz işlerimiz için gittiğimiz kısa gezimizde bu tarihi eserlerimizi ziyaret ettik. Ancak ben bu geziye özel, özel yemekler yiyebileceğiniz yerlerden bahsetmek de istedim. Her ne kadar gurme olmasam da, iyi yemek kendini belli ediyor. Şansıma yanımda Boşnak arkadaşlarımın olması, en güzel tadlara şahit olmama imkan sağladı.

Eğer akşam yemeğinde içkili bir mekan tercih ederseniz, bizdeki meyhane havasını bulabileceğiniz yerler var. Avrupa’da pek bulunmayan meyhane, Yunanistan’dan sonra en benzer haliyle Belgrad’da karşımıza çıktı. Skadarska caddesi ya da bölgesi diye anılan yerde birçok meyhane bulabilirsiniz. Tri Şaşira, özellikle tavsiye edebileceğim yerlerden. Ancak gitmeden 10 gün önce rezervasyon yapmanız gerekebiliyor. Kapıdan gidip gireyim derseniz, şansınızı bile denemeyin derim. Kuru et, domates ezmesi sosu, kızarmış biber (çok acı), kaymak, kuru et ve biftek harika. Denemelisiniz. Rakı sevenler için, birçok meyve alternatifi ile sunulan ve tekila gibi shot şeklinde içilen rakılar var. Deneyebilirsiniz.

Ertesi gün öğle yemeğinde, bölge ile alakası olmayan bir yemek yedik. Sushi. Ne alaka derseniz, tamamen öneri. Arkadaşlarımdan birisi, ünlü bir aşçının açtığı sushiciye bizi götürdü. Her çeşitten karışık bir sushi söyledi. Oldukça iyiydi. Yolunuz düşerse neden olmasın. Mekanın adı Play Sushi.Türkleri ve Türkiye’yi seven bir aşçısı var. Zaten oldukça küçük bir yer. Türkiye’den geldiğinizi söylerseniz, size merhaba diyebilir 🙂

Akşam yemeği için Saraybosna mutfağından bir alternatif geliyor. Şehirde sanırım şuan yedincisi açılmış olan bir zincir restorana gidiyoruz. Walter Sarajevski Cevap. Köftesi çok iyi. Mutlaka gitmelisiniz. Ben gittiğimiz şubeyi paylaşıyorum, siz başka yerdekine de gidebilirsiniz.

İşte bu gezi böyle yemeli içmeli geçti. Tam dönüşte, etli çorba içtiğimiz mekanı da paylaşıp Sırbistan seyahatini tamamlıyoruz. Yeni gezilere doğru yol alalım 🙂

Instax Square SQ10

Dünya çapında Analog ve Fujifilm Instax sever fotografçıların uzun süredir heyecanla beklediği, kare format Instax SQ10 19 Nisan 2017 itibarı ile Fujifilm tarafından bir basın bülteni ile tanıtıldı. SQ10 28.5mm F:2.4 lense sahip (35 mm eşdeğeri).

Birçok analogseverin beklediğinin aksine, SQ10 hibrit bir fotoğraf makinesi (meraklılarına not: Fujifilm için ilk hibrit olmadığını yazmamız gerekiyor). Basitçe açıklamak gerekirse Dijital/Analog hibriti Fujifilm Instax Square SQ10 1920 x 1920 pixel ¼” CMOS sensörü ile yakaladığı dijital imajı kullanıcının makine üstünde bulunan 3” ekranda belli dijital filtreler ve ayarlar aracılığı ile düzenlemesini sağladıktan sonra kullanıcının beğendiği ve basmak için seçtiği imajları içinde bulunan Fujifilm Instax kartuşuna analog olarak basması şeklinde açıklanabilir. Her ne kadar basitçe dedik ise biraz karışık oldu ve açmamız gerekiyor.

Fujifilm Instax Square SQ10 Marifetleri

  • Kullanıcı makinenin kabiliyeti dahilindeki fotoğrafı dijital olarak çekiyor, bu dijital fotoğraflar makinedeki SD karta kaydedilebiliyor (50 fotoğraflık makineye entegre bir hafıza mevcut ve SD card olmadan fotoğraf çekip kaydedebilirsiniz). Makinenin kabiliyeti derken teknik özelliklerine dem vuruyoruz.
  • Kullanıcı makine üzerindeki ekran ve mevcut seçenekleri kullanarak fotoğrafını düzenliyor.
  • Düzenlenen fotoğraf print/yazdır seçeneği ile makine içinde bulunan Instax Square filme yansıtılıyor ve Analog kısım burada başlıyor.
  • Dijital imajın yansıtıldığı film (bir kartuşta 10 film bulunmakta) makinanın rollerları içinden geçip kimyasal reaksiyon ile kendi kendini geliştiriyor (developing) ve VOILA!!! elinizde basılı bir fotoğraf var.

Hatırlayabilecek kadar yaşlı olanlar için; Polaroid film dijital kırması diyebiliriz, burada Fujifilm Instax teknolojisinin biraz farklı olduğunu belirtmemiz lazım.

Fujifilm Instax SQ10 un ilginç özellikleri olduğunu belirtmeliyiz. SD kartına kaydettiğiniz başka makineler ile çekilmiş dijital fotoğrafları SQ10 ile basabilirsiniz. 4 yada 9 adet fotoğrafı thumbnail olarak aynı kareye basmanız da mümkün. Instagram benzeri filtre seçenekleri de fotoğrafı düzenlemeniz için hazır ayrarlar arasında.

Bu yazımız bir genel duyuru yazısı olduğundan Instax Square film hakkında da iki kelam edip bitirelim. Instax square film imaj alanı 62 x 62 mm olup her bir kartın toplam boyutları (bordürü ile birlikte) 86 x 72 mm olmakta.

Bir sonraki yazımızda genel değerlendirme ve Instax hakkında kullanıcı deneyimlerimizi bulacaksınız. Kimbilir Fujifilm Türkiye denememiz için bir SQ10 ve birkaç paket film ödünç verir ise örnek fotoğraflarımızı ve birinci elden kullanıcı deneyimimizi de yazarız.

Unutmadan fiyatları da yazalım, 2017 Mayısında Amerikada piyasaya çıkacak makine Amerikada 280 dolardan satışa çıkacak. 10 adet fotoğraf basacağınız bir adet renkli kartuşun Amerika satış fiyatı ise 17 dolar olacak.

Linkler:

Intax Square, Fujifilm Global website

http://www.fujifilm.com/products/instant_photo/cameras/instax_square_sq10/

Intax Square Special Website

http://instax.com/square/

Fotoğrafçılık hakkında belgesel ve filmler

1. Tanrı kent – City of God (2002) imdb 8,7

Yönetmen: Fernando Meirelles, Kátia Lund
Senaryo: Paulo Lins, Bráulio Mantovani
Tür: Suç, Dram
Oyuncular: Alexandre Rodrigues, Matheus Nachtergaele, Leandro Firmino

Rocket ve Küçük Ze, Tanrıkent’te yaşayan iki gençtir. Suç dünyasında kendine bir yer edinebilecek zihniyete ve fiziksel güce sahip olmayan Rocket, çocukluğundan beri bir fotoğrafçı olma hayalleri kurmaktadır, ancak fotoğraf makinesi alacak parası yoktur. Küçük Ze ise Rocket’ın tam tersine çocukluğundan beri suça yatkın bir görünüş sergilemektedir; acımasız, akıllı ve hırslıdır. Küçük bir genelev soygunu sırasında öldürmenin de ‘tadını’ alan Ze’nin iştahı gün geçtikçe daha da artar.

70’lerde tüm mahallenin uyuşturucu ticaretinin kontrolünü ele geçirir. 80’lerin başında Tanrıkent’te her zamankinden daha büyük bir kaos hüküm sürmeye başlar. Yeni bir suç nesli yetişmiş, eskilerin yerini almak için çalışmaya başlamışlardır. Çete savaşlarında pek çok genç hayatını kaybetmektedir. Artık bir fotoğraf makinesi olan Rocket’ın hayatı bu noktada Ze’yle kesişecektir. Rocket, fotoğraf makinesini bu bitmez tükenmez katliamları belgelemek için kullanacaktır.

2. The Genius of Photography – How Photography Has Changed Our Lives (2007) imdb 8,7

The Genius of Photography PosterAnlatıcı: David Byrne
170 yıllık fotoğraf geçmişi hakkında bir belgesel

 

 

 

 

 

3. Arka pencere – Rear Window (1954) imdb 8,5

Arka Pencere Poster

Yönetmen: Alfred Hitchcock
Senaryo: John Michael Hayes, Cornell Woolrich
Tür: Gizem, Gerilim
Oyuncular: James Stewart, Grace Kelly, Wendell Corey

Cornell Woolrich’in “It Had To Be Murder” adlı kısa filmi, usta yönetmen Alfred Hitchcock tarafından beyaz perdeye aktarıldı ve sinema tarihinin en başarılı suç/gerilim yapımlarından biri olan “Rear Window” ortaya çıktı. ‘En İyi Yönetmen’, ‘En İyi Sanat Yönetmeni’, ‘En İyi Ses Düzenleme’ ve ‘En İyi Senaryo’ dalında Oscar adayı olan filmde, 1997 yılında hayatını kaybeden Oscar Ödüllü aktör James Stewart ve 1982 yılında bir araba kazasında hayatını kaybeden Oscar Ödüllü aktris Grace Kelly başrolleri paylaşıyor.

Ünlü bir yayın kuruluşunun profesyonel fotoğrafçısı olan Jeff, çekim sırasında kazara bacağını kırınca, evinde tekerlekli sandalyeye mahkum olur. Alçının açılmasına bir hafta kala genç adam, karşıdaki apartman dairelerini izleyerek vakit öldürmektedir.
Öte yandan, dört dörtlük bir kadın olan Lisa, erkek arkadaşı Jeff’i düzenli olarak ziyaret etmekte ve evlenecekleri günü beklemektedir. Jeff içinse durum farklıdır; en ağır koşullarda hayatta kalma yeteneğini sınamış, sert ve inatçı bir kişiliğe sahip olan genç adam, kız arkadaşının da kendisi gibi zor ve sert koşullara katlanabilen biri olmasını beklemektedir.

Jeff’in ilgisizliğine rağmen umudunu kesmeyen Lisa, genç adamla olan ilişkisini devam ettirebilmek için çabalamaktadır.

Tüm bunlar olurken Jeff, karşı apartmandaki yaşlı bir çiftin evine dikkat kesilir ve yolunda gitmeyen bir şeyler olduğu kanısına varır.
Jeff’e göre yaşlı adam, yerinden kalkmakta zorlanan karısını bir bıçakla öldürmüş ve gizlice gömmüştür. Bu senaryo, başta anlamsız gelse de inandırıcı kanıtlara kayıtsız kalamayan Lisa da, Jeff ile birlik olup hafiyeliğe soyunurlar.

4. Topragin Tuzu – The Salt of the Earth  (2014) imdb 8,4

Topragin Tuzu Poster

Yönetmen:Juliano Ribeiro Salgado, Wim Wenders
Senaryo:Wim Wenders, Juliano Ribeiro Salgado, David Rosier
Tür: Belgesel, Biyografi
Oyuncular: Sebastião Salgado, Wim Wenders, Lélia Wanick Salgado

Fotoğraf sanatçısı ve kaşif Sebastião Salgado, kırk yıl boyunca insanlığın her daim değişime uğrayan karakterinin izini sürüp dünyanın yakın tarihte deneyimlediği açlık, göç ve uluslararası anlaşmazlıklar gibi önemli olaylara tanık olmuş ve bunları ölümsüzleştirmişti. Sanatçı bu kez modern uygarlık tarafından henüz zarar görmemiş toprakların keşfine çıkıp Vrangel Adası, Batı Papua ve Brezilya’nın Panatanal bölgesi gibi yerlerde sıradışı çekimler yapıyor. Belgesel, bir fotoğrafçının oğluyla çalışma ilişkisine ve Salgadoların aile yaşantısına da değinen dokunaklı bir çalışma. Salgado’nun bu doğa turunda yönetmenlik olarak ona eşlik eden isimler, kendi oğlu Juliano Ribeiro Salgado ve ünlü yönetmen Wim Wenders.

Belgesel, yakın tarihteki uluslararası uyuşmazlıklara, açlığa ve toplu göçlere tanıklık eden dünyaca ünlü fotoğrafçı Sebastião Salgado’nun, gezegenin güzelliğini, el değmemiş toprakları, vahşi hayvan ve bitkileriyle muazzam insanlık manzaralarını keşfetme öyküsünü anlatıyor.

Fotoğrafçı Sebastio Salgado, oğlu Juliano ile çıktıkları bir seyahate, dışarıdan üçüncü bir bakış açısı olarak Wim Wenders’ın da eşlik etmesini isteyince, Wenders bu seyahatleri belgesel filmi yapmaya karar verir. Belgesel, bir fotoğrafçının çalışmasını hayata geçirdiği sırada baba-oğul ilişkisine ve Salgadoların aile yaşantısına da değinen dokunaklı bir çalışma.

5. Half Past Autumn – The Life and Works of Gordon Parks (2000) imdb 8,3

Half Past Autumn: The Life and Works of Gordon Parks Poster

Yönetmen:  Craig Laurence Rice
Senaryo: Lou Potter
Tür: Belgesel, Biyografi

Gordon Parks’ın hayatına ve kariyerine samimi bir bakış, gerçek bir Rönesans adamı olup fotoğrafçı, romancı, gazeteci, şair, müzisyen ve film yapımcısı olarak mükemmelleşmiştir.

 

 

6. War Photographer (2001) imdb 8,0

War Photographer Poster

Yönetmen: Christian Frei
Tür: Belgesel, Savaş
Oyuncular:  James Nachtwey, Christiane Amanpour,

2001 yapımı belgesel film, savaş alanlarındaki amansız yaşam mücadelesini bu defa savaş fotoğrafçıları cephesinden beyaz perdeye yansıtıyor. 2002 yılında En İyi Belgesel Oscarı’nı alan yapım yönetmen Christian Frei’nin imzasını taşıyor.

 

 

7.  Pictures from a Revolution (1991) imdb 8,0

Pictures from a Revolution Poster

Yönetmen: Alfred Guzzetti, Susan Meiselas
Tür: Belgesel, Tarih
Anlatıcı: Susan Meiselas

1981’de Susan Meiselas, “Nikaragua, Haziran 1978 – Temmuz 1979” adlı eserinde “Sandinista devrimini belgeleyen 70 fotoğraf çekti. On yıl sonra Meiselas, “Şimdi nerededirler, ne hatırlıyorlar, ülkeleri ve devrimi hakkında ne düşünüyorlar? ” düşüncesinden yola çıkarak fotoğraflarda görünen insanları aramaya başlar. Kocasını 14 yaşındayken kaybetmiş bir kadınla; Guarda Nacional ile savaşanlarla ve oğulları hakkında annelerle konuşur. Bir Contrada olan Guarda üyesini bulur.
Bu belgesel zaman ve tarih üzerine, bir fotoğrafın anı ve anlamı üzerine kendi yansımalarını sunuyor.

8. The Mexican Suitcase (2011) imdb 7,8

The Mexican Suitcase Poster

Yönetmen: Trisha Ziff
Senaryo: Trisha Ziff
Tür: Belgesel

2007’de toplanan Meksika Bavulu olarak bilinen üç kayıp kutunun hikayesi.
İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıcındaki kaos içinde yer alan kutular, efsanevi fotoğrafçı Robert Capa ve diğer fotoğrafçılar Gerda Taro ve David “Chim” Seymour tarafından İspanyol İç Savaşı’nda çekilmiş negatiflerin çoğunu içeriyordu.

9. Cinayeti gördüm – Blow-Up (1966) imdb 7,7

Cinayeti gördüm Poster

Yönetmen: Michelangelo Antonioni
Senaryo: Michelangelo Antonioni, Julio Cortázar, Tonino Guerra
Tür: Suç, Dram, Gizem
Oyuncular: David Hemmings, Vanessa Redgrave, Sarah Miles

İtalyan Sineması’nın usta yönetmenlerinden Michelangelo Antonioni’nin başyapıtı sayılan “Blowup”, . Arjantinli yazar Julio Cortazar’ın kısa öyküsünden uyarlandı.

İngiltere’de yaşayan Thomas, işinde başarılı bir fotoğrafçıdır. Günlerden bir gün genç adam, yolda yürürken iki sevgiliyi fotoğraflar. Ancak bu durum fotoğrafladığı kadını rahatsız eder ve genç kadın, Thomas’dan fotoğrafların negatiflerini ister. Bu isteği reddeden Thomas, eve gidince fotoğrafları banyo eder. Aradan çok zaman geçmeden kapısına dayanan genç kadın, Thomas’a fotoğrafları vermesi için uygunsuz teklifte bulunur. Bu durum üzerine şüphelenen genç adam, fotoğrafları büyütüp inceler ve görmemesi gereken bir şey görür.

10. Ansel Adams – A Documentary Film (2002) imdb 7,6

Ansel Adams: A Documentary Film Poster

Yönetmen: Ric Burns
Senaryo: Ric Burns
Tür: Belgesel
Oyuncular: Josh Hamilton, Barbara Feldon, John Szarkowski

Ansel Adams’ın hayatını ve eserini derinlemesine inceleyen bir belgesel.

 

 

11. Tierney Gearon: The Mother Project (2006) imdb 7,6

Tierney Gearon: The Mother Project Poster

Yönetmen: Peter Sutherland, Jack Youngelson
Türü: Belgesel

2002’de Londra Saatchi Galeri’de çıkarcı ve rahatsız edici bulunan “Ben Fotoğrafım” sergisinden sonra Amerikalı fotoğrafçı Tierney Gearon (1963-) annesini fotoğrafladığı projeye başlar. Takip eden birkaç yıl boyunca, iki film yapımcısı, iki küçük çocuğu ve daha sonra bir bebek eşliğinde Gearon’un ziyaretleri kaydedilir.
Gearon’un annesi ile olan ilişkisi ile anne, kız ve torunların varlığı, Gearon’un çocukluğundaki duygularını ortaya çıkarır.
Terney Gearon : Anne Projesi, bir sanatçının esin kaynakları ve alışılmamış aile ilişkileri ile hareketli ve karmaşık bir portresidir.

12. Ölümsüz anlar – Everlasting Moments (2008) imdb 7,5

Ölümsüz anlar Poster

Yönetmen: Jan Troell
Senaryo: Niklas Rådström, Jan Troell, Agneta Ulfsäter-Troell
Tür: Biyografi, Dram
Oyuncular:  Maria Heiskanen, Mikael Persbrandt, Jesper Christensen

Jan Troell’in yedi yıllık bir aradan sonra çektiği ve İsveç’in 2009 Oscar adayı olan bu şiirsel film, sanayileşme ve kentleşmenin yanı sıra sosyalist ve evanjelist hareketleri de ele alırken kültürel değişimleri at sırtında bir şövalyenin gözünden değil de bir ev hanımının ailesi aracılığıyla irdeliyor. 1900’lerin başlarında İsveç’te, emekçi sınıfından genç bir kadın olan Maria, çekilişten bir fotoğraf makinesi kazanır ve hayatı tamamen değişir. Elinde tutmaya karar verdiği makine sayesinde Maria dünyayı yeni gözlerle görmeye başlar; aynı makine alkolik kocası için bir tehdit unsuru, hikayeyi anlatan kızı için ise ilham kaynağıdır.

13. Kanıt – Proof (1991) imdb 7,4

Proof Poster

Yönetmen: Jocelyn Moorhouse
Senaryo: Jocelyn Moorhouse
Tür: Dram
Oyuncular: Hugo Weaving, Geneviève Picot, Russell Crowe

Gözleri doğuştan görmeyen ve insanlara güven sorunu yaşayan Martin, hayalindeki dünyanın, gerçeği ile aynı olduğunu kanıtlamak için devamlı fotoğraf çeker. Fotoğrafları da her gün gelerek ev işlerine bakan Celia’ya betimletir. Celia aslında Martin’e çılgınca aşıktır. Fakat ne yaparsa yapsın aşkına bir türlü karşılık bulamaz. Martin tesadüfen tanıştığı bulaşıkçı Andy ile arkadaşlık etmeye ve fotoğrafları ona anlattırmaya başladığında ise olaylar çığrından çıkar.

14. Kalküta’nin çocukları – Born Into Brothels: Calcutta’s Red Light Kids  (2004) imdb 7,4

Kalküta'nin çocuklari Poster

Yönetmen:Zana Briski, Ross Kauffman
Senaryo:Zana Briski, Ross Kauffman
Tür: Belgesel
Oyuncular: Kochi, Avijit Halder, Shanti Das

Belgesel, karanlık odada, etrafında sineklerin dolandığı, ışık saçan bir lambayla açılıyor. Daha sonra kamera, Kalküta’nın sokaklarında dolanıyor, bir nevi oradaki halkın yaşam tarzına şahit oluyoruz. Sokaklarda adım başı fahişe görüyoruz. Daha 11 yaşında işe çıkan küçük kızları, onları satın alanları görüyoruz. Böyle bir toplumda kadınların kullanılmak için var olduğuna inanmış erkeklerin, kadınları ezmelerine tanık oluyoruz.
New York’lu fotoğrafçı Zana Briski’nin hayatına, buradaki çocuklar 1988 yılında Kalkütalı fahişelerin fotoğraflarını çekmeye başladığında girmiş. Aylarca genelevlerde yaşayan Briski, kötü davranılan ve korkutulan bu çocukların birçoğuyla yakınlık kurmuş. Dünyayı onların gözünden görmenin harika bir fikir olduğunu düşününce de onlara fotoğrafçılık dersi vermeye başlamış. Sayısız ödüle sahip belgesel, Kalküta’nın genelevler mahallesinde yaşayan çocukların dünyaya yepyeni gözlerle bakmayı öğrenmelerinin çarpıcı öyküsünü anlatıyor ve aldığı tüm ödülleri de hak ediyor. 2005 yılında “en iyi belgesel” Oscarı’nı da alan bu yapım, çocukların dünyaya bambaşka gözlerle bakmayı öğrenmelerinin duygu yüklü öyküsüdür.

15.  Daha yavaş – Closer (2004) imdb 7,3

Daha yaklas Poster

Yönetmen: Mike Nichols
Senaryo: Patrick Marber
Tür: Dram, Romantik
Oyuncular: Natalie Portman, Jude Law, Clive Owen

Dan, ölüm ilanları yazarak hayatını kazanan, fakat yazarlık hedefi olan genç bir gazetecidir. Bir kaza sonucu tanıştığı Amerikalı Alice, genç adamın ilham perisi olur.
Alice’in hayatından yola çıkarak yazdığı kitap baskıya hazırlanırken, kapak fotoğrafı için gittiği fotoğrafçı Anna’ya aşık olur. Yeni boşanmış olan Anna, Dan’in ilgisini karşılıksız bırakır ve Dan sayesinde tanıştığı doktor Larry ile evlenir.
Fakat Anna ve Dan arasındaki elektriklenme, ikisinin de sevdiklerini aldatmasına sebep olacaktır. Bu kaçamakların ortaya çıkması ise dörtlünün hayatlarını alt üst eder.
İlişkilerin gerçeklerini tüm yalınlığıyla anlatan senaryo, yönetmen Mike Nichols’ın elinde, usta oyuncu kadrosuyla seyri keyifli bir filme dönüşüyor.

16. Walter Mitty’nin Gizli Yaşamı – The Secret Life of Walter Mitty (2013) imdb 7,3

Walter Mitty'nin Gizli Yasami Poster

Yönetmen:Ben Stiller
Senaryo:Steve Conrad, James Thurber
Tür: Macera, Komedi, Dram
Oyuncular: Ben Stiller, Kristen Wiig, Jon Daly

Ünlü “Life” dergisinde Negatif Portföy Müdürü olarak çalışan Walter gayet basit bir hayata sahiptir. İşi ile evi arasında geçen bu sıradan hayatındaki tek heyecanı ise dergide yeni çalışmaya başlayan Cheryl’e duyduğu sevgidir. Bu sevgiyi gizliden gizliye yaşayan Walter bir türlü Cheryl’e açılamaz. Kendini ona karşı basit biri olarak görür. Bu aşk bilmecesini çözmeye çalışan Walter daha büyük bir sorunla karşılaşır. Çalıştığı dergi satılmıştır ve yayın hayatına bundan sonra internet üzerinden devam edecektir. İşini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalan Walter’ın önündeki son görev derginin son sayısının kapağını çıkarmaktır. Ancak kapak fotoğrafının negatiflerinden biri eksiktir. Hayatını bu dergiye adamış olan Walter için üzerine düşen görevi yapma vakti gelmiştir. Kollarını sıvar, Cheryl’in de desteği ile kayıp olan negatifi bulmak için ünlü fotoğrafçı Sean O’Connell’ın peşine düşer ve birbirinden ilginç maceraların arasına dalar.

17. Blood Trail – Shooting Robert King (2008) imdb 7,3

Blood Trail Poster

Yönetmen:Richard Parry
Tür: Belgesel
Oyuncu: Star: Robert King

Savaş fotoğrafçısı Robert King’in on beş yılı.

 

 

 

18. Henri Cartier-Bresson – Biographie eines Blicks (2003) imdb 7,3

Henri Cartier-Bresson - Biographie eines Blicks Poster

Yönetmen: Heinz Bütler
Senaryo: Heinz Bütler
Tür: Belgesel, Biyografi
Oyuncular: Henri Cartier-Bresson, Alexander Brooks, Robert Delpire

Heinz Bütler, Henri Cartier-Bresson’un (1908-2004) hayatının son yıllarında yaptığı röportaj içeriyor.
Cartier-Bresson fotoğraf çekip kısaca yorumluyor ve Bütler’in kamerasına tutuyor. İzabelle Huppert, Arthur Miller ve Josef Koudelka gibi fotoğrafçıların gözlemlerinin de paylaşıldığı bu belgeselde Cartier-Bresson’un, 1930’lu yıllarda Meksika’yı, II. Dünya Savaşı sırasında hapsedilmesini, öldürülmesinden önce Gandi ile yaşadıklarıyla birlikte ve hayatının son dönemlerinde eskiz yapmak için dönmesi hakkında konuşup fotoğrafçı olmak, kompozisyon ve anı yakalama ile ilgili sırlarından bazılarını anlatıyor.

19. Ateş altında – Under Fire (1983) imdb 7,1

Ates altinda Poster

Yönetmen: Roger Spottiswoode
Senaryo: Clayton Frohman, Ron Shelton
Tür: Dram, Savaş
Oyuncular: Nick Nolte, Ed Harris, Gene Hackman

Filmde olaylar 1979’da Nikaragua’da geçer. Başkan Somoza rejimine karşı Sandinistaların başlattığı ve giderek yayılan isyanı izlemek için, birçok ülkeden gazeteciler Nikaragua’ya gelmektedir. Alex Grazier, Russell Price ve Claire de bunlardandır. Claire ile Russell arasında kısa sürede duygusal yakınlık başlar ama, Alex de genç kadına aşıktır. Film bir yandan o çalkantılı ortamı, bir yandan da hızla gelişen olayları, diğer yandan üç gazeteci arasında olup bitenleri anlatır.
Yönetmen Spottiswoode, bu filmde olayları iki ana eksende anlatmıştır. Bunlardan birinde üç kişi arasında gelişen olayları, birinde de dönemin siyasi gelişmelerini birlikte vermiştir. En etkili ve çarpıcı sahnelere yer veren Ateş Altında, başarılı siyasi filmlerden biri kabul edilir.

20. Umut çiçekleri- Harrison’s Flowers (2000) imdb 7,1

Harrison's Flowers Poster

Yönetmen:Élie Chouraqui
Senaryo:Isabel Ellsen, Élie Chouraqui, Didier Le Pêcheur
Tür: Dram, Romantik, Savaş
Oyuncular: Andie MacDowell, Scott Anton, Elias Koteas

Harrison Lloyd, Pulitzer ödüllü fotoğrafçı ve savaş muhabiridir. Çok sık seyahat etmesi nedeni ile işi yüzünden ailesine zaman ayıramayan genç adam, sırf bu yüzden çok sevdiği mesleğini bırakmaya karar verir. Fakat patronu, onu son bir iş için ikna eder ve Harrison bir haftalığına, savaşın en korkunç günlerinin yaşandığı Yugoslavya’ya gider. Ancak Harrison’ın iç savaşla boğuşan ülkeye yaptığı bu yolculuğun faturası ağır olur. Harrison’ın görev yaptığı yerde bir patlama olur. Kayıplar arasında onun da ismi vardır ve evine ölüm haberi gelir. Kendisi de Newsweek’de çalışan bir gazeteci olan eşi Sarah, kocasının cesedi bulunamadığı için, onun gerçekten ölmüş olduğuna inanmayı reddeder ve Harrison’u bulmak için kendini Balkanlara atar.

21. Frames from the Edge: Helmut Newton (2009) imdb 7,1

Helmut Newton: Frames from the Edge Poster

Yönetmen: Adrian Maben
Senaryo: Adrian Maben
Tür: Belgesel, Biyografi
Oyuncular: Adrian Maben, Candice Bergen, Tina Brown

Bir kamera ekibinin Helmut Newton’u takip ederek hazırladığı bir belgesel. Uzun boylu, sarışın, büyük göğüslü kadın görüntüleri ile yirminci yüzyılın erotik fantazilerinde yer alan moda ve reklam fotoğrafçısı. 1936’da gençken nazilerden kaçarak başlatığı fotoğraf yaşatısını anlatan belgeselde, modellerle ve oyuncunlar Newton’la çalışmayı ve ona poz vermenin oyunculuktan ne kadar farklı olduğunu anlatıyorlar.

22. Strand: Under the Dark Cloth (1989) imdb 7,0

Strand, Under the Dark Cloth Poster

Yönetmen: John Walker
Senaryo: Seaton Findlay
Tür: Belgesel
Oyuncular: John Walker, Blanche Brown, Milton Brown

Paul Strand (1890-1976) merakla örtülü ve çelişik bir figür olarak karşımıza çıkıyor. En mutlu olduğu yer karanlık odada iken tutkuyla insanlığa adanmış bir insan.

22. Going Where I’ve Never Been: The Photography of Diane Arbus (1972) imdb 7,0

Fotoğrafçı Diane Arbus’un kızı, arkadaşları, eleştirmenleri ve kendi deyişleriyle dergilerinde kaydedildiği şekilde yaptığı çalışma içeren bir televizyon programı. Mary Clare Costello ağzından Arbus’un garip yalnıza git yaklaşımı ile tuhaflığa, toplumun kenarlarındaki insanları çekmesi anlatılıyor.

23. Baskı – One Hour Photo (2002) imdb 6,7

Baski Poster

Yönetmen: Mark Romanek
Senaryo: Mark Romanek
Tür: Dram, Gerilim
Oyuncular: Robin Williams, Connie Nielsen, Michael Vartan

Seymour “SY” Parrish yaklaşık 20 yıldır Savmart adlı yerel markette fotoğraf tab etmekte ve işini fazlasıyla ciddiye almaktadır.  En iyi müşterileri olan Yorkin ailesinin fotoğraflarını yıllardır tab eden Parrish, her şeye sahip olduklarını düşündüğü bu ailenin hiç bitmeyecekmiş gibi gözüken mutluluğuna imrenmektedir. Ancak Parrish, zamanla yalnızca fotoğraflarını tab etmekle kalmayıp, Yorkinler’i gözetlemeye başlayınca, o ailenin bir üyesi olmak istediğini fark eder. Fakat aileye takıntı düzeyinde bağlanan Sy, onların fotoğraflardaki kadar mutlu olmadıklarını, her aile gibi onların da sorunları olduğunu fark ettiğinde, her şeyi boş verip Yorkinler’in yaşamına müdahale etmekte tereddüt bile duymayacaktır.

24.  High Art (1998) imdb 6,7

High Art Poster

Yönetmen: Lisa Cholodenko
Senaryo: Lisa Cholodenko
Tür: Dram, RomantikOyuncular: Radha Mitchell, Ally Sheedy, Patricia Clarkson

Ünlü bir fotoğrafçı olan Lucy Berliner ve üst sanat dergisi “Frame” de çalışan Sidney arasındaki ilişkiyi anlatan bir  film. Belki de sinemanın ilk lezbiyen yasak ilişki filmlerinden. Lisa Cholodenko’nun Radha Mitchell’i yönetme ve onun erkek-kadın arasındaki tercihine doğru ilerletme konusundaki ‘samimi’, ‘oyuncu odaklı’ ve ‘dengeli’ becerisi olağanüstü. ‘Queer cinema’ (ABD’de doğan eşcinsel sinema akımı) akımının en dikkat çekici temsilleri arasında

25. Tutku – Fur: An Imaginary Portrait of Diane Arbus (2006) imdb 6,5

Fur: An Imaginary Portrait of Diane Arbus Poster

Yönetmen: Steven Shainberg
Senaryo: Erin Cressida Wilson, Patricia Bosworth
Tür: Biyografi, Dram, Romantik
Oyuncular: Nicole Kidman, Robert Downey Jr., Ty Burrell

Ünlü fotoğrafçı Diane Arbus’un hayat hikayesinden esinlenilerek yapılmıştır. Film, 1958 yılı New York’unda geçiyor. Diane Arbus (Nicole Kidman) kendisini eşine ve çocuklarına adamış, geleneksel bir evlilik hayatı sürdürmektedir. Diane’in ailesinin desteği sayesinde ayakta duran eşi Allan Arbus (Ty Burell) moda ve reklam fotoğrafçısıdır, Diane ise ona asistanlık yapmaktadır. Diane’in dikkatini çeken yeni komşusu Lionel Sweeney (Robert Downey Jr.) aşırı kıllanma hastalığı olarak bilinen hypertrichosis hastasıdır. Diane Lionel’den çok etkilenir.

26. Guest of Cindy Sherman (2008) imdb 6,5

Guest of Cindy Sherman Poster

Yönetmen: Tom Donahue, Paul Hasegawa-Overacker
Tür: Belgesel
Oyuncular: Cindy Sherman, John Waters, Eric Bogosian

Sanat yorumcusu Paul Hasegawa-Overacker’ın esrarengiz fotoğrafçı Cindy Sherman’la olan ilişkisi üzerine bir belgesel.

 

 

 

27. Pecker (1998) imdb 6,4

Pecker Poster

Yönetmen:John Waters
Senaryo:John Waters
Tür: Komedi, Dram
Oyuncular: Edward Furlong, Christina Ricci, Bess Armstrong

Başrollerinde Edward Furlong’un ve Christina Ricci’nin rol aldığı film fotoğrafçılık konusunda oldukça tutkulu olan genç bir çocuğun New York sanat tayfası tarafından keşfedilmesini ve bu sebeple ailesi ve mahallesiyle ilişkisinin bozulmasını anlatıyor.

 

28. William Eggleston In the Real World (2005) imdb 6,4

William Eggleston in the Real World Poster

Yönetmen: Michael Almereyda
Senaryo: Michael Almereyda
Tür: Belgesel, Biyografi
Oyuncular: William J. Eggleston, Michael Almereyda,

Film, William Eggleston’un kişiliği ile eseri arasındaki derin ilişkiyi ve bir müzisyen, taslak ve kameraman olarak paralel bağlılıklarını ortaya koyuyor. Eggleston’u Kentucky, Los Angeles, New York ve Eggleston’ın yaşadığı Memphis gezileri anlatılmış. 2005 Gotham Ödülleri’ndeki Bağımsız Film Yapımcısı Projesinden En İyi Belgesel için Gotham Ödülü’ne aday gösterildi.

29. Gentleman’s Relish (2001) imdb 6,2

Gentlemen's Relish Poster

Yönetmen:Douglas Mackinnon
Senaryo:Miles Gibson, David Nobbs, Martyn Auty
Tür: Komedi, Romantik
Oyuncular: Billy Connolly, Sarah Lancashire, Douglas Henshall

Fotoğraf sanatına başarı kazanan İskoç ressamın gülünç hikayesi

 

 

Kaynaklar:
www.imdb.com
www.turkcealtyazi.com

Sokak fotoğrafçıları neden Fujifilm X100F ‘yi tercih etmeli

Boyut ve Görünüm :

Ağır, hantal ve büyüklüğü ile dikkat çeken DSLR makinelere karşın Fujifilm X100F ufak, taşınabilir ve ihtiyatlı tasarımı ile öne çıkıyor. Avuç içi kadar ufaklığı ile cebe sığıyor, boyna asınca yormuyor.

Diğer Fujifilm fotoğraf makinelerinin görünümü gibi Fujifilm X100F de eski biçimli görünüme sahip. Eski tip filmli fotoğraf makineleri görününce insanlar içindeki teknolojiyi bilmeden eski makine görünümüne aldanıp sizinle ilgilenmiyorlar. Kalabalığın içine karışıp “Gazeteci misin? Çekme kardeşim!” ya da “Bu fotoğraf nerede çıkacak?” gibi sorulara da muhatap olunmuyor.

Büyük algılayıcı :

“Karamürsel sepeti deyipte ufak tefek görme” deyimimizi anımsatan Fujifilm X100F küçük gövdesine 24 megapiksel APS-C (23.5mm x 15.6 mm) boyutunda CMOS algılayıcı barındırıyor.

Fujifilm’in amiral gemileri X-Pro2 ve X-T2 modellerinde kullanılan aynı X-Trans III algılayıcısı ve X-Processor Pro görüntü işlemcisi bu ufak gövdede yer alıyor. Alçak geçiş filtresiz (anti-aliasing) algılayıcısı ile fazla detay ve derinlik görüntüsü elde ediliyor.

35 milimetreye denk mercek :

Sokak fotoğrafçıları insan gözünün bakış açısını andırması ve çekerken konuya olan yakınlığı nedeni ile 35 milimetre mercekleri tercih ederler.

35 milimetreye denk 23 mm f/2 Sabit mercekli Fujifilm X100F ise konuya ve kompozisyona odaklanmanızı sağlıyor. Ayrıca makineye de sabitlenmiş olmasından kaynaklı olarak lensin görünen kısmı oldukça kısa duruyor ve cebe sığabiliyor. Algılayıcı lcd ekrana yaklaştırılıp lensin görünmeyen kısmı ise gövdenin içine saklamış durumda.

Sadece jpeg ayarında iken 50 ve 70 milimetre açıları kullanmaya imkan veren sayısal çeviricisi de sabit lensli makineye esneklik kazandırıyor.

Hızlı Odaklama :

0,08 saniyelik otomatik odaklama hızı ile sokaktaki hızlı ve hareketli nesneleri hızlıca odaklayarak anı kaçırmamak önemli bir getiri.

 

 

91 adet Otomatik odaklama noktaların 325 e yükseltilebiliyor. Bu sayede karenin tümü için netlik yapabilmek mümkün.

DSLR makinelerin en profesyonel modellerinde bile bu rakam 61 olup merkezden dışa doğru karenin tümüne hakimiyet veremeyecek konumdalar.

Kullanım kolaylığı :
91 tane otomatik odaklama noktası olunca onu yönlendirecek bir kumanda kolu da hayatı kolaylaştırıyor. Çıkıntılı odak kolu bakaçtan bakarken parmakla hissedilerek hızlı ve kolayca odak noktasını değiştirmeye imkan veriyor.

 

 

Diyafram mercek üzerindeki bir halkadan ayarlanırken perde ve film hızı makinenin üzerindeki tekerlekten ayarlanabiliyor. Aynı ayarlar makinenin önü ve arkasındaki tekerleklerden de yapılabiliyor. Makine üzerindeki bir çok düğmeye ise istediğiniz özelliği ayrıca atayabiliyorsunuz. Böylece ihtiyacınıza uygun şekillendirilmiş bir makineniz oluyor.

x100f back ile ilgili görsel sonucuTüm düğmeleri sağa kaydırılmış. Bu sayede sol eliniz gövdeyi kavrarken sağ elinizle ayarları değiştirebilirsiniz. Sol el ile bu esnada makineyi tutarken diyaframı da kolayca değiştirebilirsiniz.

 

Zaten telefonunuz için yanınızda taşıdığınız usb batarya ile hem telefonunuzu hem de fotoğraf makinenizin pilini doldurabilir sokakta yarı yolda kalmazsınız. (Örnek resim FufifilmX70 den alınmıştır)

 

Çekilen fotoğrafları kablosuz ağ aracılığı ile telefon ya da tabletinize yükleyeceğiniz Fujifilm uygulaması ile aktarıp fotoğraf çekilir çekilmez sosyal ortamlarda hızlıca paylaşmanıza da imkan veriyor.

Sessiz deklanşör ve müthiş perde hızı :

Deklanşör sesini kapatıp sessizce fotoğraf çekebilirsiniz. Böylece konser ya da sessiz mekanlarda kimseyi rahatsız etmeden makinenizi kullanmanız mümkün.

Elektronik perde hızı özelliği ile ise perde hızınız 1/32000’e kadar çıkıp hareketi dondurabilirsiniz. DSLR makinelerde perde hızı 1/8000 lerde iken bu hız gerçekten müthiş.

Ayrıca yaprak diyafram kullandığından 1/2000 lere kadar flaş kullanabilirsiniz. DSLR makinelerde 1/200 ya da 1/250 e kadar bunu kullanabilirsiniz.

Benzersiz bakaç :

Hem optik hem de elektronik olarak kullanılabilecek bir bakaca sahip. Optik bakaç ile çerçeve dışını görüp kompozisyonu kolaylaştırabileceğiniz gibi elektronik bakaç sayesinde de deklanşöre basmadan önce fotoğrafın nasıl gözükeceğini de ayar yaparken görebiliyorsunuz. Bu özellikler de sokak fotoğrafçıları için benzersiz bir deneyim sağlayacaktır.İki bakaç arasındaki geçişleri ise öndeki düğmeden rahatlıkla yapılabiliyor.

Film Benzetimleri :
Geçmişte Fujifilm ürettiği Astia, Velvia, vb filmlerin sayısal benzetimlerini çektiğiniz fotoğraflara uygulamanız mümkün. Sokak fotoğrafçılarının tercih ettiği siyah beyaz karelerde tercih edilen Acros filminin sayısal benzetimi de size ayrı bir keyif verecektir.

 

 

 

 

 

DLSR makineniz varsa 1600 dolara 35 mm f/1,4 lens almak yerine 1299 dolar ya da 4899 liraya Fujifilm X100F alabilirsiniz. Bu sayede hem yedek veya ikinci makineniz olur hem de her zaman yanınızda taşıyabileceğiniz hafif küçük kaliteli görüntü üreten bir makineye sahip olabilirsiniz. Telefon için kullandığınız USB şarj bataryanız ile birlikte kullandığınızda ise gezi ve sokakta saatlerce fotoğraf çekebilirsiniz.

Ürünü 3 yıl garantili olarak almak için Fujifilm Türkiye’yi ziyaret edebilirsiniz.
Gümüş modeli
https://fujifilmshop.com/katalog/urun/x100f_gumus
Siyah modeli
https://fujifilmshop.com/katalog/urun/x100f_siyah

Adobe Camera RAW (ACR) 9.9, Lightroom CC 2015.9 çıktı

Yeni fotoğraf makineleri ve lenslerini  destekleyen, kullanıcı bildirimleri ile hataları giderilen Adobe Camera RAW (ACR) 9.9, Lightroom CC 2015.9 sürümleri çıktı.

Desteklenen fotoğraf makineleri:
Canon PowerShot G9 X Mark II
Casio EX-ZR3200
Fujifilm GFX 50S
Fujifilm X100F
Fujifilm X-A10
Fujifilm X-T20
Leica M10
Olympus E-M1 Mark II
Panasonic DC-FZ80
Panasonic DC-GF9
Panasonic DC-GH5
Panasonic DMC-TZ82
Phase One IQ3 100MP (“S” sıkıştırma desteklenmiyor)

Desteklenen lens modelleri:
Apple Moment Macro Lens for iPhone 7 (DNG + JPEG)
Apple Moment Macro Lens for iPhone 7 Plus (DNG + JPEG)
Apple Moment Superfish Lens for iPhone 7 (DNG + JPEG)
Apple Moment Superfish Lens for iPhone 7 Plus (DNG + JPEG)
Apple Moment Tele Lens for iPhone 7 (DNG + JPEG)
Apple Moment Tele Lens for iPhone 7 Plus (DNG + JPEG)
Apple Moment Wide Lens for iPhone 7 (DNG + JPEG)
Apple Moment Wide Lens for iPhone 7 Plus (DNG + JPEG)
Canon EF Canon EF 16-35mm f/2.8L III USM
Canon EF Canon EF 24-105mm f/4L IS II USM
Canon EF Canon EF 70-300mm f/4-5.6 IS II USM
Canon EF TAMRON 10-24mm F/3.5-4.5 Di II VC HLD B023E
Canon EF TAMRON SP 70-200mm F/2.8 Di VC USD G2 A025E
Canon EF TAMRON SP 70-200mm F/2.8 Di VC USD G2 A025E +1.4x III
Canon EF TAMRON SP 70-200mm F/2.8 Di VC USD G2 A025E +2x III
Canon EF-M Canon EF-M 18-150mm f/3.5-6.3 IS STM
Canon EF-M Canon EF-M 28mm f/3.5 MACRO IS STM
DJI DJI Mavic Pro FC220 (DNG + JPEG)
Fujifilm X Fujifilm X100F 23mm f/2
Nikon F TAMRON 10-24mm F/3.5-4.5 Di II VC HLD B023N
Nikon F TAMRON SP 70-200mm F/2.8 Di VC USD G2 A025N
Nikon F TAMRON SP 70-200mm F/2.8 Di VC USD G2 A025N x1.4
Nikon F TAMRON SP 70-200mm F/2.8 Di VC USD G2 A025N x2.0
Nikon F Voigtlander SL II – S 58mm f/1.4 Nokton
Sony E Sony E PZ 18-110mm F4 G OSS
Sony FE Rokinon/Samyang AF 14mm F2.8 FE
Sony FE Voigtlander ULTRA WIDE-HELIAR 12mm F5.6 III
Sony FE Zeiss Loxia 2.4/85

Finlandiya Helsinki Seyahati

0

2016 yazında, İskandinavya seyahati yaptım. Oldukça yorucu ve eğlenceli tarafları da olan seyahatimden fotoğraf ve videoları yavaş yavaş gün yüzüne çıkarmaya karar verdim. Fotoğraflarla dolu bir seyahatti. Nedense, Finlandiya’da pek video çekmemişim. Belki de seyahatin sonuna geldiği için olabilir.

Finlandiya, sanki Akdeniz ülkesi gibi. Renkleri, yeşili ile benim İskandinav ülkeleri içerisindeki favorimdir.

Tahmin de edersiniz ama ben de söyleyim, müthiş bir bisiklet kullanımı var. Her yer bisikletle dolu, genci yaşlısı bisiklet kullanıyor.

FİNLANDİYA SEYAHAT GEZİ FOTOĞRAFLARI

Tabi telefon kullanımı da epey ilgi çekiciydi, bisiklet sürerken mesajlaşanlar da vardı.

FİNLANDİYA SEYAHAT GEZİ FOTOĞRAFLARI

Turku şehri, ufak bir şehir. Kanal etrafında kafeler var. Birisi çok tarzdı, sizin de görmenizi istedim.

TURKU FİNLANDİYA KAFE

Bisiklet bol olunca, tasarım denemeleri de olmuş tabi. Parkın kenarına kilitlenmiş tarz bir bisiklet.

FİNLANDİYA BİSİKLET

Turku şehri, küçük ama kanal etrafı şahane. Yaz ayında gitmenin faydaları tabi. Herkes yazın tadını çıkarıyordu. Kuzeyde olunca, yazın tadı farklı tabi.

FİNLANDİYA TURKU ŞEHRİ GEZİ FİNLANDİYA TURKU ŞEHRİ GEZİ

Helsinki’ye mesafesi oldukça az. Eğer zamanınız varsa, zaman ayırabilirsiniz. Harikalar beklemeyin, ama göreceğiniz de fotoğraflardaki gibi. Trenle, Turku’dan Helsinki var mı bilmiyorum, muhtemelen vardır. Helsinki’de sizi böyle bir tren garı bekliyor.

HELSİNKİ FİNLANDİYA

Helsinki’de renk denemeleri, ortaçağ renklerini anımsattı bana. Yeşille birleşince de ayrı güzel oluyor yapılar.

FİNLANDİYA HELSİNKİ FOTOĞRAFLARI

Finlandiya, liman şehri. Limanı sarıp sarmalayan kara parçası etrafında sürprizler var. Noktaları birleştirmek gibi. Takip edin noktaları, bazı yerde çıkmaz sokaklar da var tabi 🙂 Benim seyahatlerde izlediğim yöntem, okuyup yola çıkmak ancak yolda da sürprizlere açık olmaktır. Yani hedefe doğru koşarak gitmiyorum seyahatlerde. Böyle bir bisiklet tabla görünce, peşine gidiyorum 🙂

FİNLANDİYA HELSİNKİ FOTOĞRAFLARI

Açık alanları yazın çok güzel kullanmışlar. Yorgunluk atacak yerler epey var.

FİNLANDİYA HELSİNKİ SEYAHAT FOTOĞRAFLARI

Helsinki denince, ilk önümüze çıkan fotoğraftır. Ben de çekmeden edemedim. Meydan oldukça güzeldi. Turla gelirseniz de sizi doğrudan buraya getiriyorlar.

FINLANDIYA SEYAHAT GEZI

Bu yapı haricinde, bana ilginç gelen kayalardan yapılmış ya da kayaların içine gömüşmüş şu yapıdır. Işık, ahşap ve taşın kullanımı çok etkileyiciydi. Biraz şehrin dışına doğru yürümelisiniz bulmak için. Tembellik yapmayın.

HELSİNKİ KAYA KİLİSE FİNLANDİYA

Hem yolda güzel çiçekler de görür, benim gibi çekersiniz 🙂

HELSİNKİ FOTOĞRAFLARI

Yazın bile olsa, sağanak yağmura yakalanabilirsiniz demedi demeyin.

FİNLANDİYA TURKU FOTOĞRAFLARI

Burada paylaşmadığım bazı bilgi ve fotoğrafları bu videoda paylaşıyorum. Videoyu izlemeyi unutmayın. Kanalıma abone olursanız, güncel videolardan haberdar olabilirsiniz. Şimdiden iyi geziler dilerim sizlere de:

Eğer Strazburg seyahati yazımızı okudunuz mu? Sanat ve günlük hayatı anlatıyoruz. Kaçırmayın.

Strazburg

Yeni yıl yaklaştıkça yılbaşını güzelleştiren yeni yıl süslemeleri dünyanın her yerinde, her sene farklı tasarımlara sahne oluyor. Tüm şehirlerin çehresini bir lunaparka dönüştüren yeni yıl caddeleri ve meydanları adeta birer ışık gösterisine çeviriyor. Her sene Avrupa Noel zamanı ışıl ışıl enerjisiyle büyülemeye devam ediyor. Özellikle Almanya, Fransa, İngiltere gibi ülkeler hem şehirlerini süslemekle adlarından söz ettiriyorlar. Hem de yüzyıllardır süre gelen ve devam eden meşhur Noel pazarlarıyla dikkat çekiyorlar. Bu  yılbaşında Strazburg ’daydım. Böylesi ağırbaşlı bir güzelliğe sahip, artizanal gelenekleri özenle koruyan nadide bir şehirde yeni yılı karşılamak benim için unutulmaz bir deneyimdi.

Almanya – Fransa sınırına çok yakın olan Strazburg’a gitmek için Stuttgard Manfred Rommel Havalimanı’nı kullanıp, oradan yaklaşık iki saat (160 km) süren çok keyifli bir araba yolculuğuyla Strazburg’da bulunan otelimize ulaşıyoruz. Eşyalarımızı yerleştirdikten sonra buz gibi soğuk Strazburg sokaklarını keşfetmeye çıkıyoruz. Soğuk içimize kadar işleyip sokaklarda duramaz hale gelsek de, şehrin güzelliklerini keşfettikçe biraz da olsa soğuk havayı unutuyorduk.

Bu güzel şehir yıllarca paylaşılamayan bir kent olmuş. Bu yüzden halen iki kültürün izlerini rahatlıkla görebiliyoruz çünkü iki kültür de kendini hissettiriyor. Şehrin tarihine baktığımızda, Strazburg Roma imparatoru Augustus tarafından kurulmuş. Daha sonra İmparatorluğun birliğinin bozulması üzerine 13.yy’da bağımsız bir şehir devleti olmuş.1681 yılında Almanlardan Fransızlar geçmiş. 1789 Fransız Devrimi ile de kent iyice Fransız kültürünün etkisi altına girmiş.19. yüzyılın ikinci yarısında Otto von Bismarctarafından yeniden ele geçirilerek Alman İmparatorluğu’na dâhil ediliyor. Kent I. Dünya Savaşı’nın ardından 1919’da yeniden Fransa’ya katılmış. Gutenberg matbaayı burada icat etmiş.

Fransa İmparatoru Napolyon bir dönem burada yaşamış aynı zamanda Alman edebiyatçı Goethe de bir dönem burada yaşamış.Tarihine baktığımızda iki ülke tarafından paylaşılamayan bir şehir olmuş. Benim ilk izlenimin ise, burası ne Fransız ne Alman gerçekten de ışıklar şehri oldu. Strazburg’un asaleti, sadeliği, sakinliği ve bir o kadar da masalsılığı onu Avrupa’nın en çok turist çeken şehirlerinden birisi haline getirmiş. Alman ve Fransız mimarisinin hâkim olduğu ve çoğunlukla pembe taşların kullanıldığı tarihi yaklaşık beş yüz yılı bulan Strazburg evleri adeta estetik ve tarih kokuyordu. Yeni yapılan evler ise kentin dışında yer alıyor. Dolayısıyla şehirde dolaşmaya başladığınızda eski bir döneme tanıklık ediyorsunuz adeta.

Strazburg ağırbaşlı bir güzelliğe sahip bir şehir. Artizanal geleneklerini koruyan, nadide sanatsal, mimari şaheserlere sahip. Özgün karakteri ve muhteşem şehir dokusuyla başka bir şehirle kıyaslanmayacak güzelliklere sahip. İlk olarak Strazburg’un meşhur evlerinin bulunduğu, Fransa ve Almanya’da en iyi korunan ve görülmeye değer semti La Petite France‘dan başlıyoruz şehri gezmeye.Buraya ayrıca Küçük Fransa da deniyor. Ren nehrinden uzanan kolların kanal halini aldığı bölgenin etrafında rengârenk Alsace evleri bulunuyor.

Strazburg ‘un Ara Sokaklarına Giriyoruz

Şehrin en eski binalarını da içinde bulunduran Petite France’ın dar sokaklarında kaybolun, pişman olmazsınız. Burası bir zamanlar kentin dericilik ve balıkçılık semtiymiş. Günümüzde ise dar sokaklarında, iyi korunmuş ve zevkli bir şekilde onarılmış olan yapılar, küçük dükkânlar ve restoranlar bulunuyor. III Nehri’nin kıyısında 1572 yapımı bir tabakhane, “Maison des Tanneurs“ bulunuyor. Burası günümüzde restoran olarak kullanılıyor ve Alzas bölgesinin meşhur lahana turşusunu burada deneyebilirsiniz. Yemeğinizi yedikte sonra Ren Nehri üzerinde kanal turu yapmağı unutmayın.

Üzeri camla kaplı gemilerle yapılan bu gezi ile Strazburg’u boydan boya Ren nehri üzerinden gezebilirsiniz. Şehrin en güzel manzaralarından biri Gallia bölgesinde bulunuyor. Bu noktada inip Gallia’da biraz vakit geçirmek güzel olacaktır. Semt, nehrin üzerindeki tarihi köprü, üzerinden geçen tramvay ve arkasında bulunan kilise ile etkileyici bir manzaraya sahip.

Petite France’da, kanalların birleşmek üzere olduğu bölgede iki önemli yapı daha bulunuyor. Pont Couverts (Kapalı Köprü) ve Barrage Vauban (Vauban Barajı). Kapalı Köprü’nün uçlarında bulunan 14. yüzyıldan kalma kuleler şehrin tarihi duvarlarını yansıtırken, Vauban Barajı’nın üzerinde yer alan teras Strazburg şehir planını tepeden görmenize imkan veriyor.

Strazburg’da Çam Ağacının Peşinde

La Petite France”den ayrılıp Place Kleber’e doğru yürüyoruz. Burası Noel haftası masalsı bir havaya bürünüyor adeta. Özellikle, şehrin en ünlü pazarı Christkindelsmärik bu meydan da kuruluyor. Fakat 26 Aralık’ta pazar toplandığı için ben göremedim. Benim asıl görmek istediğim her yıl farklı temalarla süslenen devasal büyüklükte ki çam ağacıydı. Place Kleber’de bulunan üzeri ışıl ışıl, rengarenk süslerle donatılmış, gündüzü ayrı, gecesi ayı bir ihtişamlı ağacın altında ki hediyeler dikkatimi çekti. Burada ki hediyeler burada ki halka dağıtılıyormuş. Bu meydan da bulunan  Fransa ve Belçika’nın meşhur kurabiyecisi Galerie Gourmande’ın masalsı dükkanına girmeyi ihmal etmeyin.
Notre Dame

Şehrin merkezine doğru yol alırken muazzam bir yapı ile karşılaşacağımı biliyordum. Katedrale karşıdan baktığımda biraz karmaşık duygulara kapılmadım değil. Karşıdan tam anlamıyla düşündüklerim Notre Dame Katedrali’in muhteşemliği ve ona eşik eden meleklerdi. Gotik mimarinin en güzel örneklerinden biri bu katedral. Ünlü Fransız yazar Victor Hugo bir eserinde, dünyanın en yüksek altını katedrali Notre Dame’ı dev ve narin olarak nitelemiş.
Strazburg Katedrali (Cathédrale Notre-Dame) ise şehrin adete simgesi durumunda.Yapımı 1015 yılında Romanesk mimarisi stilinde başlayan kilise, gotik (1235-75) ve geç dönem gotik (1276-1330) mimarisi tarzında tamamlanmış. En çok gözüme çarpan noktalar, 140 metre yüksekliğindeki Kuzey Kulesi, yapının ana cephesi, ana kapıdaki heykeller ve 15 metre çapındaki gül penceresi oldu. Bununla beraber, Katedralin içi de; üzerinde  melek figürleri bulunan sütun, vaiz kürsüsü, astronomik saat ve meşhur Sibermann orgu dışı kadar etkileyici.

Yürümeye Hazır Mısınız?

Yapımı tamamlanmamış olan Güney Kulesi’nden muhteşem manzarayı görmek isteyen ve yürümeyi sevenler, 332 basamak çıkarak 66 metre yüksekliğindeki manzara platformuna ulaşabiliyorlar. Buradan eski şehrin ilginç çatı manzarasını, pek çok dar sokağı ve Avrupa Parlamentosu’nun bulunduğu semti görebilirsiniz.  Ren Vadisini, Vosges Dağlarını ve Karaormanlarını da mükemmel bir açıdan görebilirsiniz.

Kammerzell Evi’ni Görmelisiniz

Prag’a gidenler çok iyi bilir. Eski kent meydanında Astronomik Saat’i görmeden dönmemişlerdir. Notre Dame Katedralinin en arka kısmında 142 metre boyunda bir Astronomik saat bulunuyor. Katedralin önündeki Katedral Meydanı’nda yer alan pitoresk görünüme sahip, en fazla dört veya beş katlı birçok ev, keyifli restoran ve minik dükkanlar bulunuyor. En meşhur bina olarak bilinen, bol dekorasyonlu Kammerzell Evi, 15. ve 16. yüzyılda inşa edilmiş ve bugün yerli halk ve turistler tarafından sevilen bir restoran haline gelmiş.

Yemek Yemek İçin Gitmeseniz de Görmelisiniz

Kammerzell Evi’ne yemek için gitmesekte, bir o kadar güzel ve şirin bir restorandı tercih ettik. Le Gruber kentin kültürel miras sıralamasında yer alan ve Strazburg’un tarihi merkezinin pitoresk çekiciliğine kuşkusuz katkıda bulunan en güzel evlerinden birine yer alıyor. Buranın nesi güzel derseniz Fransızların meşhur soğan çorbası derim. Strazburg’un en ünlü yemeği incecik hamurun üzerine çeşitli malzemelerin konulduğu ve odun ateşinde fırınlandığı tarte flambee. Munster peyniriyle yapılan bölgenin en güzel yemeklerinden biri olan, Alsace bölgesinin lahmacunu olarak da düşünebilirsiniz. Bunu La P’tit Max adlı bir restoranda denedim. Çok şirin bir Fransız restorandı. Bir restoran önerisinde daha bulunmak istiyorum.Yılbaşı akşamı için rezervasyon yaptırmıştık. Brasserie Flo bu şehre giderseniz, burayı mutlaka denemenizi tavsiye ederim.

Bir Seyahatin Daha Sonuna Geliyoruz

Sokaklar, caddeler ve evler birbirinden güzel ve farklı süslemişler. Hepsinin bir hikayesi ve büyüsü vardı. Nereye bakacağınızı şaşırıyorsunuz. Özellikle akşam olduğunda  bütün güzelliğin farkına varıyorsunuz. Şehirden ayrılmadan önce; Avrupa Birliği binalarını mutlaka görün. Orangerie Parkı, Citadelle Parkı ve Botanik Bahçesi (Jardin Botanique) ise Strazburg’un güzel bahçeleri, vaktiniz olursa gezebilirsiniz. Müze gezmeyi seviyorsanız, Alsas Müzesini (Le Musee Alsacien) mutlaka görün.

https://kafeinligezgin.blogspot.com.tr/